Dünyaca Ünlü En İyi Yönetmenler

Sinema deyince akla ilk gelen şeylerden biri de kuşkusuz yönetmenlerdir. Gerek çekim teknikleri, gerek oyuncuları değerlendirme yöntemleri gerekse hayal güçlerini filmlere yansıtma şekilleri bazı yönetmenlerin çok farklı olduğunu bizlere gösteriyor. Bu yönetmenler bu farklılıklarıyla sinema dünyasına yön verip kendinden sonraki yönetmenler için büyük bir ilham kaynağı olmuştur. Bu da bazı yönetmenlerin diğerlerinden çok daha başarılı olmasını sağlıyor. Bu yönetmenler başarılarını almış oldukları birçok ödülle de kanıtlamış durumda.

Biz de sizler için dünyaca ünlü yönetmenler listesi hazırlamaya karar verdik. Listemizde birçok ülkeden çok başarılı olmuş yönetmenler ve onların hem filmleri hem de özel hayatlarıyla ilgili bilgilere ulaşabileceksiniz. Siz de listemize göz atarak henüz keşfetmediğiniz yönetmenleri tanıyarak bu dahi yönetmenlerin filmlerini izleme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Hazırlamış olduğumuz listede İngmar Bergman’dan Stanley Kubrick’e, Mel Brooks’tan Hayao Miyazaki’ye kadar birçok ünlü yönetmen bulunuyor. Siz de başarılı bulduğunuz yönetmenleri yorum kısmından yazabilir, listedeki yönetmenlerle ilgili bilgilerinizi bizimle paylaşarak listemize katkıda bulunabilirsiniz. Dilerseniz vakit kaybetmeden sinemanın dahi yönetmenlerine geçelim…

Dünyaca Ünlü En İyi Yönetmenler:

 

50. Sergei Eisenstein – 1898 / 1948

Aynı zamanda mühendis olan yönetmen bu mesleki bilgilerini sinemaya uyarlayarak filmlerinde yepyeni kurgu, montaj, ışıklandırma gibi teknikler kullanmıştır. Özellikle Potemkin Zırhlısı filmiyle sinemada kendine önemli bir yer edinen Eisenstein, filmlerinde kitlelere hitap eden kahramanlar yaratmıştır.

49. David Cronenberg – 1943 /

Karanlık ve hayal gücünün sınırlarını zorlayan hikayelerle bezeli filmlerle hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Cronenberg, Naked Lunch, filmlerinde gerilim unsurlarına da sıkça yer vermiştir. Özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda çekmiş olduğu filmler yönetmenin tarzını daha iyi yansıtmaktadır. Naked Lunch, The Fly, Scanner, Videodrome filmleri yönetmenin en bilinen filmlerindendir.

48. Terrence Malick – 1943 /

Amerika’da dünyaya gelen yönetmenin yaşamı babasının işinden dolayı çoğunlukla doğayla içiçe geçmiştir. Yönetmenin bu yaşam tarzını filmlerinde de görmek mümkün. Malick çoğunlukla doğa ve ABD’nin güney yaşam tarzını filmlerine yansıtmıştır.

47. Jean Renoir – 1894 / 1979

Ressam Pierre Auguste Renoir’in oğlu olan yönetmen Fransa’da dünyaya gelmiştir. Fransız sinemasını derinden etkileyen Jean Renoir filmlerindeki şiirsel anlatımıyla dikkat çekmiştir. Yönetmen Madame Bovary isimli kitabı da sinemaya uyarlamıştır.

46. Mel Brooks – 1926 /

Oscar, Grammy, Emmy ve Tony ödüllerini alan tek yönetmen unvanına sahip olan Mel Brooks, sinema dünyasına yönetmen, senarist, oyuncu ve yapımcı olarak büyük katkılarda bulunmuştur. Farklı bir espri anlayışına sahip yönetmen bu özelliğiyle birçok kişiyi güldürmeyi başarmıştır. Yönetmen Alfred Hitchock gibi yönetmenlerin filmlerine yaptığı göndermeleriyle de oldukça beğeni toplamıştır.

45. Werner Herzog – 1942 /

1942 yılında dünyaya gelen Alman yönetmen uzun metrajlı filmlerinin yanında belgeselleriyle de tanınır. Yönetmen ilk filmlerinin çekimi için gerekli bütçeyi toparlayabilmek adına bir çelik fabrikasında da çalışmıştır. Yönetmen 1982 yılında “Fitzcarraldo” filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünün sahibi olmuştur.

44. Hayao Miyazaki – 1941 /

Japon anime dünyasının büyük kitlelere ulaşmasındaki en büyük paya sahip olan yönetmen, hem yetişkinlerin hem de çocukların büyük beğenisini toplamıştır. Hayal Gücü’nün sınırlarını zorlayan Hayao Miyazaki Ruhların Kaçışı, Yürüyen Şato, Rüzgarlı Vadi, Gökteki Kale ve daha birçok önemli animasyon filmini sinema dünyasına hediye etmiştir. Miyazaki, animasyon tekniğini kullanan en iyi yönetmenler arasında gösterilmektedir.

43. Robert Altman – 1925 / 2006

Henüz lisedeyken bir kayıt cihazıyla kayıtlar yaparak televizyon dünyasına adım atan Altman, belgesel, eğitim ve reklam filmleriyle kendini geliştirmiştir. Yolu Alfred Hitchock’la kesiştikten sonra yönetmenlik konusunda kendini geliştiren Altman sonrasında birçok uzun metrajlı filme imza atmıştır.

42. Luis Bunuel – 1900 / 1983

Birçok sinema otoritesi tarafından sinemanın en etkili yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen yönetmen, İspanya’da dünyaya gelmiştir. Yönetmenliğinin yanı sıra senarist olarak da birçok filme katkı sağlayan Bunuel, birçok festivalden ödüller almıştır.

41. Buster Keaton – 1895 / 1956

Değişmeyen surat ifadesiyle “Taştan Surat” lakabıyla ünlenen yönetmen henüz üç yaşındayken anne ve babasının rol aldığı oyunlarda gösteri dünyasıyla tanıştı. 25 yaşındayken ilk uzun metrajlı filmini çeken Keaton, 100’den fazla filme imza atmıştır. Alkol sorunuyla da mücadele eden yönetmen, kanserle mücadelesini kaybederek 1966 yılında hayatını kaybetmiştir.

40. Terry Gilliam – 1940 /

1940 yılında Amerika’da dünyaya gelen yönetmen 1968 yılında İngiliz vatandaşlığına geçmiştir. Yönetmen Bruce Willis ve Brad Pitt’in başrollerinde olduğu “12 Monkeys“ filmiyle izleyicisini şaşırtarak büyük beğeni toplamıştır.

39. Howard Hawks – 1896 / 1977

Genç yaşlardan itibaren sinema ile ilgilenen yönetmen 1926 yılında çekmiş olduğu “The Road Glory” isimli filmiyle sinema dünyasına yönetmen olarak adım atmıştır. Birçok filme imza atan yönetmen senaristliğini yaptığı ve Al Pacino’nun da oyunculuğuyla parladığı “Scarface” filmiyle büyük başarı yakalamıştır.

38. Peter Jackson – 1961 /

Düşük bütçeli filmlerle başladığı sinema yolculuğuna Yüzüklerin Efendisi, Hong Kong, Hobbit gibi devasa bütçelerle çekilmiş önemli yapımlarla devam eden Peter Jackson, dünyaca ünlü yönetmenler listemize girmeyi başarıyor. Yönetmen Yüzüklerin Efendisi sayesinde Oscar ödülü alan ilk Yeni Zelandalı yönetmen olarak da kayıtlara geçmiştir.

37. Elia Kazan – 1909 / 2003

Yaşam Boyu Onur Ödülü ve 2 Oscar Ödülü ile ne kadar büyük bir yönetmen olduğunu ispatlayan Elia Kazan Rıhtımlar Üzerinde, İhtiras Tramvayı gibi önemli filmlere imza atmıştır. Yönetmen, Zülfü Livaneli’nin “Sis” filminde de küçük bir rol almıştır. Yönetmen, HUAC soruşturmasında vermiş olduğu ifade nedeniyle ağır eleştirilere maruz kalmıştır.

36. James Cameron – 1954 /

Bilim kurgu merakı çok küçük yaşlardan başlayan James Cameron, Terminatör gibi kült bir filme imza attı. Bunun yanında Aliens, Titanik ve Avatar gibi ödüllü büyük filmler çeken yönetmen, Titanik filmiyle toplam 11 dalda Oscar ödülü almıştır.

35. François Truffaut – 1932 / 1984

 

Yönetmen Fransız Yeni Dalga akımının en önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Düz bir anlatımla izleyicisini yormayan yönetmen filmlerinde romantik unsurları sıkça kullanmıştır. Yönetmen 52 yaşında kanserden hayatını kaybetmiştir.

34. Wes Anderson – 1969 /

Yönettiği filmlerin her ayrıntısıyla özel olarak ilgilenen Wes Anderson bu yönüyle otoritelerin büyük takdirini toplamayı başarmıştır. Filmlerindeki masalsı anlatım sayesinde kendine özgü bir filmografi meydana getiren Anderson bu yönüyle de özel bir takipçi kitlesine sahip olmayı başarmıştır. Yönetmen son olarak “The Grand Budapeste Hotel” filmiyle adından söz ettirmiştir.

33. John Huston – 1906 / 1987

Amerikalı yönetmen Maltese Falcon, The Asphalt Jungle, The Treasue of The Sierra Madre, African Queen gibi filmleriyle tanınmaktadır. Oyuncu çeşitli filmleriyle birçok sinema ödülünün sahibi olmuştur. Yönetmen aynı zamanda Prizzi’s Honor filmi ile En İyi Yönetmen Akademi Ödülü’ne aday gösterilen en yaşlı yönetmen olmuştur.

32. Tim Burton – 1958 /

Filmlerinde sıkça gotik ögelere yer veren Tim Burton, izleyicilerine her filmde masalsı bir dünyanın kapısını arama fırsatı sunuyor. Gotik ve masalsı filmlere çok yakışan Johnny Depp, yönetmenin vazgeçemediği oyunculardan biri olmayı başarmıştır.

31. Brian De Palma – 1940 /

Alfred Hitchock’tan bolca etkilenen yönetmen filmlerinde şiddet, kan, röntgencilik gibi ögelere sık sık yer vermiştir. En başarılı filmleri arasında Scarface, Görevimiz tehlike, Carlito’s Way gibi yapımları gösterilmektedir.

30. Robert Zemeckis – 1952 /

80’li yıllarda çektiği “Geleceğe Dönüş” serisiyle büyük bir kitleye adını duyurmayı başaran yönetmen “Forrest Gump” ile 6 dalda Oscar ödülü alarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Forrest Gump hala çekilmiş en iyi filmler arasında gösterilmektedir.

29. Andrei Tarkovsky – 1932 / 1986

1932 yılında dünyaya gelen Rus yönetmen sinema otoriteleri tarafından en iyi yönetmenler arasında gösterilmektedir. 70’li yıllara damgasını vuran Tarkovsky Solaris, Stalker, Nosthalgia gibi felsefi boyutu ağır basan filmlerle kendine özgü bir sinema dünyası yaratmayı başarmıştır. Bu da Tarkovsky’nin birçok yönetmen adayının kendisini örnek almasını sağlamıştır.

28. David Lean – 1908 / 1991

Kwai Köprüsü, Arabistanlı Lawrence, Doktor Jivago yönetmenin dünyaca tanınmasına başrol oynayan filmlerindendir. Yönetmen Sir David Lean Akademi ödülünün de sahibi olmuştur. Filmlerinde epik film türünü uygulayarak kendine has bir tarz geliştirmiştir. Yönetmen 1991 yılında hayata veda etmiştir.

27. Milos Forman – 1932 /

Çekoslovakya’da dünyaya gelen yönetmen daha sonra ABD vatandaşlığına geçmiştir. Guguk Kuşu, Amadeus gibi çok önemli yapıtlara imza atmıştır. Yönetmen, çok fazla film çekmese de her filmini çok ince bir işçilikle işleyerek her filminde seyircisini kendine hayran bırakmayı başarmıştır.

26. Paul Thomas Anderson – 1970 /

29 yaşındayken yönettiği “Magnolia” filmiyle olumlu eleştirilen alan yönetmen günümüzün en başarılı yönetmenleri arasında gösterilmektedir. Birçok ödülün sahibi olan Anderson’un Kan Dökülecek ve Ateşli Geceler filmleri de seyirciler tarafından çok beğeniler yapımlar arasındadır.

25. Sidney Lumet – 1924 / 2011

Filmlerinde polisiye ve mahkeme konularını ustalıkla işleyen yönetmen “12 Angry Men” isimli filmiyle adını efsaneler arasına yazdırmıştır. Beni Suçlu Bulun, Serpico, Köpeklerin Günü gibi filmlerle ölümsüzleşen yönetmen 2011 yılında hayata veda etti. Sidney Lumet başarılı sanat hayatıyla dünyaca ünlü yönetmenler listemizdeki yerini alıyor.

24. Woody Allen – 1935 /

Müzisyen olmasının da getirdiği duygusallık sayesinde eserlerinde romantizmi ustaca kullanan yönetmen, çoğunlukla kadın – erkek ilişkilerine getirdiği farklı bakış açısıyla sinema dünyasında kendine farklı bir yer edinmiştir.

23. Frank Capra – 1897 / 1991


Özellikle Amerikan insanının hayatına dair kesitlerine yer verdiği filmlerle adından söz ettiren yönetmen, II. Dünya Savaşı sırasında çektiği savaş belgeselleri ve propaganda filmleriyle de Amerikan halkının beğenisini toplayarak birçok ödül almıştır. Frank Capra 1991 yılında ölmüştür.

22. Fritz Lang – 1890 / 1976


Sinema tarihine damga vuran isimlerden biri olan Fritz Lang film çekimlerindeki büyük heyecanı ile sinemaya ne kadar tutkulu olduğunu herkese kanıtlamıştır. Yönetmen “Metropolis” filmiyle de sinema tarihine efsane bir film bırakmıştır.

20. Federico Fellini – 1920 / 1993


8,5 filmiyle hafızalara kazınan Federico Fellini, hayatı boyunca 27 filmin yönetmenliğini yapmıştır. Birçok festivalden sayısız ödül alan yönetmen, 3 kere de Oscar ödülünün sahibi olmuştur. Yönetmen, 1993 yılında doğduğu topraklar olan İtalya’da hayata gözlerini yummuştur.

19. David Lynch – 1946


Anlaşılması zor bir kişisel üslupla çektiği filmlerle adından söz ettiren David Lynch, seyircisini düşünmeye zorlayan filmlerle zihnin sınırlarını hayli zorluyor. 1980 yılında çekmiş olduğu “Elephant Man” filmiyle 8 dalda Oscar’a aday olan yönetmen Lost Highway, Muholland Drive gibi filmleriyle de adından sıkça söz ettirmiştir.

18. John Ford – 1894 / 1973


4 defa en iyi yönetmen ödülünü alan John Ford hafızalarda kovboy filmleriyle yer edinmiştir. Yönetmen Gazap Üzümleri, Çöl Aslanı, Kahraman’ın Sonu gibi önemli işlere imza atmıştır. Orson Welles tarafından en iyi yönetmenlerden biri olarak gösteren yönetmen ardından gelen birçok önemli yönetmen için de ilham kaynağı olmuştur.

17. David Fincher – 1962 /


Yönetmen, Yedi, Dövüş Kulübü, Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi gibi oldukça başarılı filmlerle tanınır. Fincher aynı zamanda birçok tanınmış sanatçının video kliplerine de yönetmenlik yapmıştır. Yönetmenin daha birçok etkileyici filme imza atacak gibi görünüyor.

16. Clint Eastwood – 1930 /


Sinema dünyasının yaşayan efsanelerinden olan Clint Eastwood, başarılı oyunculuk kariyerinin ardından yönetmenlik koltuğunun da hakkını vermeyi başarıyor. Karizmatik sanatçı oyunculuk kariyerinde çoğunlukla western filmlerde boy göstermesine rağmen yönetmenlik tecrübesinde daha farklı konularda filmler çekmiştir. Eastwood, Gran Torino, Sahtekar, Milyonluk Bebek gibi filmlerle en iyi yönetmenler arasına gireceğini bizlere kanıtladı.

15. Billy Wilder – 1906 / 2002


95 yıllık hayatında çekmiş olduğu 27 başarılı filmle Avusturya’nın en başarılı sanatçılarından biri olmayı başaran Wilder, Bazıları Sıcak Sever, Sunset Bulvarı, Garsoniyer, Çifte Tazminat gibi kült olmuş filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunmuştur. Günümüzden yaklaşık bir asır önce çekmiş olduğu birçok filmin şimdi çekilen filmlere ilham kaynağı olduğunu söylememiz gerek.

14. Ridley Scott – 1937 /


Üç kere Oscar’a aday gösterilen İngiliz yönetmen “Sir” unvanına layık görülmüştür. Gladyatör, Blade Runner, Kara Şahin Düştü, Hanniball, Alien, Cennet’in Krallığı, Robin Hood gibi önemli filmlere imza atmıştır. Daha önce reklam yönetmenliği de yapan Scott, bu alanda elde ettiği görüntü konusundaki tecrübelerini filmlerinde de kullanarak etkileyici sahnelerin çekilmesine katkıda bulunmuştur.

13. Christopher Nolan – 1970 /


Christopher Nolan için son dönemlerin en başarılı yönetmenlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. 1998 yılında “Takip” filmiyle başladığı yönetmenlik kariyerinde çıtayı çok yukarıya çekmiş ve birçok büyük ödülün sahibi olmuştur. Çekmiş olduğu Başlangıç, Akıl Defteri, Prestij, Kara Şövalye, Kara Şövalye Yükseliyor gibi filmler bizi Nolan’ın sinema dünyası için ne denli önemli bir karakter olduğunu gösteriyor.

12. Sergio Leone – 1929 / 1989


Western deyince ilk akla gelen yönetmenlerden olan Sergio Leone’nin çekmiş olduğu bir çok film IMDb’de kendine ilk sıralardan yer bulmuştur. Bu bile Leone’nin ne kadar büyük bir yönetmen olduğunu bizlere gösteriyor. Yönetmen İyi, Kötü ve Çirkin, Birkaç Dolar İçin, Bir Zamanlar Amerika’da Bir Avuç Dolar, Bisiklet Hırsızları gibi birçok kült filme imzasını atmıştır. Yönetmen, 1989 yılında Roma’da film hazırlıkları yaparken geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayata gözlerini yummuştur.

11. Charlie Chaplin – 1889 / 1977


Yaratmış olduğu “Charlot” karakteriyle sessiz sinema döneminde başlayan macera dünyaca ünlü yönetmenler arasında gösterilecek kadar büyük bir başarıyla devam etmiştir. Modern Zamanlar, Büyük Diktatör, Şehir Işıkları gibi filmleri günümüzde hala ilk günkü önemini korumaktadır. 1977 yılında Cenevre’de hayatını kaybeden Charlie Chaplin’in naaşı fidyeciler tarafından kaçırıldı ancak fidyeciler kısa süre sonra yakalandı. Yönetmenin kaybolan naaşı 3 ay sonra Cenevre Gölü’nden çıkarıldı.

10. Joel & Ethan Coen – 1954,1975


Adını sinema dünyasında “Coen Biraderler” olarak duyurmayı başaran ikili, Sam Raimi gibi usta bir yönetmenin yardımcılığını yaparak sinema sanatı hakkında büyük bir bilgi birikimi edinme şansını yakalamıştır. Filmlerinde sıklıkla kaçırılma temasını işleyen kardeşlerin etkileyici tarzı ikilinin geniş bir hayran kitlerine ulaşmasını sağlamıştır. Başta Big Lebowski olmak üzere İhtiyarlara Yer Yok, Fargo, Aramızda Casus Var, İz Peşinde gibi filmleri büyük başarı yakalamıştır.

9. Ingmar Bergman – 1918 / 2007


Şu anda hayatta olmayan oyuncu, yaşadığı 2005 yılında Times Dergisi tarafından dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni olarak nitelendirmiştir. Babası bir papaz olan Bergman, filmlerinde papaz simgesini sıklıkla kullanmıştır. Birçok evlilik yapan yönetmen son evliliğini Liv Ullmann ile gerçekleştirmiştir. Yaban Çilekleri, Yedinci Mühür, Persona başta olmak üzere birçok kült filmin yönetmenliğini gerçekleştirmiştir. Yönetmen 1958 yılında “Yaşamın Eşiğinde” filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünün sahibi olmuştur. Usta yönetmen 2007 yılında doğduğu ülke olan İsveç’te hayata veda etmiştir.

8. Orson Welles – 1915 / 1985


Yönetmenin çocukluğuna bakıldığında normal bir çocuktan çok daha farklı olduğu ve çok daha zeki olduğu görülüyor. Bu zeki çocuk 25 yaşına geldiğinde ise sinema tarihine damga vuran “Yurttaş Kane” filmi çekerek o zamandan ne kadar büyük bir yönetmen olacağına dair ipuçlarını vermiştir. Ardından gelen Üçüncü Adam, Bitmeyen Balayı, Dava, Beyaz Balina gibi filmlerle Orson Welles en iyi yönetmenler arasındaki yerini almıştır.

7. Akira Kurosawa – 1910 / 1998


Uzakdoğu’nun sinema dünyasına en büyük armağanlarından biri olan Akira Kurosawa dünya sinemasının de en büyük yönetmenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Japon disiplinini yönetmenin setlerinde de görmek mümkündü. Hayli disiplinli ve özverili bir şekilde çalışan yönetmen Yedi Samuray, Rashomoon, Rani Muhteşem Yedili, Dersu Uzala gibi çok önemli filmlere imza atmıştır.

6. Quentin Tarantino – 1963 /


Bizlere yıllardır izletilen konuları bir de Quentin Tarantino yorumuyla izleyin. Tarantino, kendine has üslubu, oyuncuları kullanma şekli, çekim teknikleri ile 1990’lı yıllardan itibaren Amerikan sinemasına bambaşka bir soluk getirmeyi başardı. Kanlı sahneleri işleyişi, etkileyici diyalogları ile Tarantino filmleri sinema dünyasında kendine çok farklı bir yer bulmayı başardı. Yönetmen Rezervuar Köpekleri’nin yakaladığı başarının ardından birçok etkileyici filmi seyircisiyle buluşturdu. Tarantino son olarak 2015 yılında vizyona giren The Hateful Hate ile hayranlarıyla hasret gidermiştir.

5. Francis Ford Coppola – 1939 /


Nicolas Cage’nin amcası olan ünlü yönetmen dünyaca ünlü yönetmenler arasında ilk sıralarda gösterilmektedir. Birçok başarılı filmde yönetmenlik yapan Coppola’nın en büyük eseri “Baba” serisi olmuştur. Baba seri ile yönetmen oldukça büyük bir kitle tarafından sevilmiş ve sinema otoriteleri tarafından büyük övgüler almıştır.

4. Steven Spielberg – 1946 /


Sinemanın dahi çocuğu olarak nitelendirilen Steven Spielberg 1946 yılında ABD’de dünyaya gelmiştir. Yönetmenin geniş bir yelpazede filmler çektiğini söyleyebiliriz. Filmlerin çoğunluğunda hayal gücünü zorlayan senaryoların birçok görsel ve işitsel efektle zenginleştirilerek izleyiciye seyir zevki yüksek bir film sunduğunu söyleyebiliriz. E.T, Jurassic Park, Indıana Jones gibi filmler yönetmenin bu tarzda çektiği filmlerin başında gelmektedir. Bunun yanında Güneş İmparatorluğu, Schindler’in Listesi gibi toplumsal olayları ele alan filmler de Spielberg’in filmografisinde kendilerine yer bulabilmiştir. 1975 yılında çekilen “Jaws” filmi ise yönetmenin dönemin şartlarından çok ötesini kullanarak müthiş bir gerçekçiliği yakaladığı filmlerindendir.

3. Martin Scorsese – 1942 /


Yönetmen 1942 yılında New York’ta dünyaya gelmiştir. Başarılı çalışmalarından dolayı 1997 yılında Amerikan Film Enstitüsü tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülen Scorsese, 2007 yılında çekmiş olduğu “Köstebek” filmiyle “En İyi Yönetmen” Oscar ödülünün sahibi olmuştur. Yönetmen Kızgın Boğa, Taksi Şoförü, Casino gibi kült filmlerle adını duyurmuştur. Oldukça üretken bir sanat hayatı geçiren Scorsese Leonardo Di Caprio ve Robert De Niro ile birçok film çekmiştir. Yönetmen en son 2011 yılında vizyona giren “Hugo” isimli filmiyle sevenlerinin karşısına çıkmıştır.

2. Alfred Hitchcock – 1899 / 1980


1899 yılında dünyaya gelen yönetmen 70’e yakın filmiyle sinema tarihinin en önemli isimlerinden biri olmayı başaran Alfred Hitchcock filmlerindeki çekim teknikleri ve kurguyla ne kadar farklı bir yönetmen olduğunu kanıtlamıştır. Hitchcock filmlerinde genellikle gerilim ve cinayet konularını işlerken sık sık psikolojik ögelere de başvurmuştur. Bu da filmlerinin seyirciyi daha fazla etkilemesini sağlamıştır. Yönetmen 1980 yılında hayata gözlerini yummuştur.

1. Stanley Kubrick – 1928 / 1999


Stanley Kubrick, fotoğrafçı olmasının da etkisiyle filmlerinde her zaman estetik anlamda kusursuzluğu yakalamak için çabalamıştır. Bu da filmlerinin sanatsal açıdan çok daha görkemli olmasını sağlamıştır. Birçok önemli yönetmen Kubrick’i ilham kaynağı olarak gördüğünü ifade etmiştir. Bu da Kubrick’in sinema dünyası için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Yönetmen, Nicole Kidman ve Tom Cruise’nin başrolde oynadığı Eyes Wide Shut filminin çekimlerinden birkaç gün sonra 7 Mart 1999 yılında hayatını kaybetmiştir. Stanley Kubrick, birçok otorite tarafından en iyi yönetmenler arasında ilk sırada gösterilmektedir.

Yönetmen Stanley Kubrick Filmleri

Stanley Kubrick, çalışmalarına amatör anlamda fotoğraf çekerek başlamıştı. Dünyanın birçok yerinde fotoğraf işinden para kazanmak oldukça zorken, New York şehri ona istediği ilhamı fazlasıyla vermiş olmalı. Öyle ki kariyerinde iyi bir fotoğrafçı olmayı başardı. Çalıştığı dergi için çektiği fotoğraflarla rüştünü ispatlarken para da biriktirdi zira başka türden hayaller kuruyordu. Bu yüzden ilk birikimlerinden biriyle soluğu kamera dükkânın da aldı, kullanımını da orada öğrenecekti. Film izlemekten hoşlandı ve fakat o bir aslandı, elbette en iyisini o yapmaya muktedirdi; yönetmenliğe adım attı. Henüz ilk filmlerini tamamlamış olsa da aslan pençeleriyle farkını gösterdi.

Stanley Kubrick Kimdir

Doğduğu yüzyılın en büyük yönetmenleri arasında yer alarak geçirdiği ömrüne, Stanley Kubrick Filmleri adıyla eşine nadir rastlanabilecek şaheser filmler, kusursuz olma telaşıyla yarattığı kült imajının gölgesinde günümüz film endüstrisini derinden etkileyen muhteşem karakteristik detaylar ve üç evlilik sığdırdı.

Stanley Kubrick
Tüm senaryoları kendisi yazmazdı, daha çok uyarlama filmler çekmiştir. Bazen bağlı olduğu kaynağı, yüksek oranda değiştiriyor olması da onun yaratıcı zekâsının timsali olsa gerek.

Stanley Kubrick yönetmen
Yaptığı işte en iyi olma arzusu, aynı sahneyi onlarca kez çekmesine, ihtiyaç duyduğu araç gereç için aylarca beklemesine ve dolayısıyla filmin çekim süresinin uzaması sonuçlarını beraberinde getirir. Belki de insani duyguları en aza indirgediği film karakterlerindeki ne benzer bir tür duygu kontrol mekanizmasına sahipti. Sınırlarını zorlamak, Kubrick ismiyle eşdeğer. Birbirinden tamamen farklı filmler çekebilir, kendini tekrar etmezdi.
Net olmayan sonlar, sembolik anlatımlarla haykırdığı gizlenmiş gerçekler, rafine müzik zevki, görüntü ve seslerin mükemmel uyumu, onu usta bir yönetmen yapıyor.

Stanley Kubrick Filmleri

 

16. Seafarers – Denizciler – 1953 – IMDb: 5,5

Seafarers
Denizcilerin yaşamını anlatan renkli çekilmiş belgesel film.

15. Fear and Desire – Korku ve İstek – 1953 – IMDb: 5,6

Fear and Desire
Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmidir. Uçağı düşen askerlerin, kendi cephelerini bulma mücadelesi.

14. Flying Padre – Papaz Uçuşu. 1951 – IMDb: 5,7

Flying Padre
Belgesel niteliğinde kısa film. Uçağıyla yardım elini uzatmaya giden bir pederin iki günlük deneyimleri.

13. Day of The Fight – Dövüş Günü – 1951 – IMDb: 6,4

Day of The Fight
Dövüş Günü Yönetmenin ilk filmidir. Birikmiş parasıyla henüz satın aldığı kamerayı nasıl kullanacağını sorup öğrenir. Bir boksörün bir gün süreyle, yaptığı ringe çıkış sürecini konu alıyor.

12. Killer’s Kiss – Katilin Öpücüğü – 1955 – IMDb: 6,7

Killer's Kiss
Yönetmenin kariyer değişimini merak edenler için ayrıca izlenebilir. Senaryo, moda ve şehir örnekleri ihtiva eder. Obsesif bir aşkın, dansçı ve boksör üzerinde gerçekleşmiş hali.

11. Eyes Wide Shut – Gözleri Tamamen Kapalı – 1999 – IMDb: 7,3

Eyes Wide Shut
Stanley Kubric eserlerinin sonuncusu. Uyarlanarak çekilmiş Hollywood filmlerin biridir. Sansasyon yaratmış, türüne rastlanamayacak kadar özgün senaryosuyla izleyiciyi mest etmiştir. Çekimler bittikten bir kaç gün sonra, harika yönetmen hayata gözlerini yummuştur. Tom Cruise ve Nichole Kidman, başroldedir. Evlilik, sadakat gibi konularda sorgulamalar yapmaya iten film birçok fikir ayrılıklarına yol açmıştır. Psiko seksüel serüvenlerine tanık olacağımız çiftin yaşadığı yoğun korku ve tedirginlik, acaba onları bir arada tutabilecek midir? Piyano müziği gerilimi yükseltirken, merakınız tırmanıyor, gözlerinizi açtığınızda ise karşılaştığınız gerçekler, tekrar sımsıkı kapatma isteği yaratabilir.

10. Lolita – Lolita – 1962 – IMDb:7,7

Lolita
Yazar Profesör Humbert, akademide ders vermeye başlamadan hemen önce küçük bir kıza ilgi duymaya başlar. Ona olan tüm arzularını kaleme alırken ilgisini çekmeyi başarır ve evlenir. Fakat yazarın defterini okuyarak etik olmayan hayallerini öğrenen annesi, olacaklar karşısında büyük bir korkuya kapılacaktır.

9. Spartacus – Spartaküs – 1960 – IMDb: 8,0

Spartacus
Monarşiye bir başkaldırış öyküsüdür. Nereye kadar dayanabilirsiniz? Asla vazgeçmeyenlerden misiniz yoksa her kaybediş, kazanmanın minik adımlarından biri midir yalnızca? Gerilim ve dram dolu dakikalar, boyun eğmez kölenin hikâyesinde hayat buluyor. İsyan askerlerinin mücadelesi, politik senaryolara kurban gidecek midir?

8. 2001: A Space Odyssey – Bir Uzay Destanı – 1968 – IMDb:8,1

2001 A Space Odyssey
Bilim kurgu türündeki film, kısa bir öyküden esinlenilerek çekilmiştir. Dört dalda Oscar adaylığı ve görsel efekt Oscarı’na sahiptir. İnsanın evrimsel dönüşümü, teknoloji ve yapay zeka kavramlarını işleyişi, sürrealist tasvir ve bilimsel realitesi, kültürel önemi dolayısıyla Amerikan Ulusal arşivine alınmıştır.

7. The Killing – Son Darbe – 1956 – IMDb: 8,1

The Killing
Gerilim ve suç türünde film sevenler için ideal. Alcatraz hapishanesinde cezası biten mahkûmun, evlenmeden önce bir suça daha karışma isteği nüksetmiştir. Olaylar ise dramatik bir şekilde gelişecektir.

6. Barry Lyndon – Barry Lyndon – 1975 – IMDb: 8,1

Barry-lyndon
Romandan sinemaya uyarlanan güzel bir yapımdır. Marisa Berenson, Patrick Magee ve Ryan O’neal adlı oyuncuların rol aldığı film, cesur ve akıllı Redmond Barry’nin hikâyesini anlatıyor. Babası olaylı bir şekilde ölünce annesi, ömrünü oğluna adayacaktır. Bu küçük çocuk delikanlı olduğunda, kuzenine aşık olacak fakat karşılık bulamayacaktır. Durumu hazmedemez ve düelloda, aşkının sevgilisini öldürerek yaşadığı yerden kaçmak zorunda kalır. Avrupa burjuvazi kültürüne oldukça net ışık tutan film, yönetmenin mükemmeliyetçi süzgecinden geçen çok sayıda klasik müzik örnekleriyle renklendirilmiştir. Kült filmlere meraklıysanız iyi seyirler.

5. Full Metal Jacket – Full Metal Jacket – 1987 – IMDb: 8,3

Full Metal Jacket
Yönetmen, senarist ve yapımcılığını üstlendiği Kubric’in bu filmi, savaşı konu alıyor. Vietnam Savaşına hazırlık dönemi ve esnasında her bir Amerikan askeri’nin halet-i ruh iyesine ışık tutan film, savaşın ne denli olumsuz davranış özelliklerine yol açtığının kanıtı. Cephe günleri bitmiş olsa da insan doğasına son derece aykırı vahşetin, onarılmaz yaralarını fark etmek, pişman olmaya yeter mi?

4. A Clockwork Orange – Otomatik Portakal – 1971 – IMDb: 8.4

A Clockwork Orange
Gençlerin oluşturduğu çete, liderlerinin tüm ahlaksız tutum ve davranışlarını kolayca kabul eder ve uygular. İnsanlara çok sayıda şiddet uygulamaktan zevk almaktadırlar. Zamanla çete üyeleri ihtilafa düşer. Polise yapılan suç duyurusu neticesinde çete üyesi Alex’i, bir dizi yeniden topluma kazandırma tekniğiyle rehabilite eder. Fakat karşılaştığı her insana kötülük yapmış olan bu kişinin artık iyi bir insan olması, onun eziyet ettiği insanlar tarafından ne şekilde karşılanacaktır? Suç ve şiddet eğilimi üzerine derin düşüncelere dalmaya hazır olun. Film, yasaklanmasına neden olacak kadar olumsuz tutum ve davranışları özendirici etki yaratmış, bir kısım kitlelerin davranışını kötüden yana değiştirmiştir. Bu ise korku duyulmasına sebep olmuştur. Gerçek şu ki; yüzleşmek son derece zor bir süreç meselesidir. Eğitim ise en başından insan için var olmalıdır.

3. Paths of Glory – Zafer Yolları – 1957 – IMDb: 8,5

Paths of Glory
Savaş esnasında askerlerin her şekilde psikolojik, teknik ve nizami gerçekliğini ele alıyor.

2. The Shining – Cinnet – 1980 – IMDb: 8,5

The Shining
Stephan King’in yazarlığını beğendiyseniz, uyarlanmış filmi de beğenmeniz olası. Kış mevsiminde kapanan bir otelin bekçiliğini üstlenmesiyle bir işe kavuşan aile, aynı zamanda tatil yapma şansı bulur. Otelde yalnızca karı koca ve bir çocukları vardır. Böylece babaları, çoktandır yazmak istediği kitabına zaman ayırabilecektir. Fakat günler geçtikçe esrarengiz olaylar, onları korku ve öfkeyle baş başa bırakır. Yoğun baskıyla şekillenmiş yıkıcı duygular, bu otelin güvenliğini üstlenmiş ailenin psikolojilerini nereye sürükleyecektir? Kaçınılmaz cinnetlerinden ve kendilerinden, kim galip çıkacaktır? Jack Nicholson’ın oyunculuğuna bir kez daha hayran kalacaksınız.

1. Dr. Strangelove – Garip Doktor – 1964 – IMDb:8,6

Dr. Strangelove
Olası bir Sovyet saldırısı, nükleer çapta yapılmak istendiğinde ne kadar geniş bir kitleyi yok edebilir? Gerilim ve komedi sevenler için ideal film, ünlü yönetmenin savaş temasını da içeren filmlerinden. Oyuncular ise; Peter Sellers, Sterling Hayden, George Scott. Zıt duyguları çarpıştıran filmde, büyük bir stres altında iken kahkaha atmaya hazır olun.

Nuri Bilge Ceylan’ın En Çok Sevdiği 10 Sinema Filmi

Nuri Bilge Ceylan’ın en çok sevdiği belki de ilham aldığı 10 film listesini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu listeyi Nuri Bilge Ceylan’ın ünlü sinema dergisi Sight and Sound’a yaptığı açıklamalardan faydalanarak hazırlamaktayız. 26 Ocak 1959’da İstanbul, Bakırköy’de doğan Nuri Bilge Ceylan’ın Cocoon – Koza isimli kısa filmi ile (Cannes Film Festivali Uluslararası Kısa Film Yarışmasından ödül almıştır) başlayan öyküsü ve yıllarca yaptığı tüm filmlerle takdir görmüş ve ödüllendirilmiştir. Türkiye’nin en iyi yönetmenleri listesinde ilk 5’e rahatlıkla girebilecek olan Ceylan bakın hangi yönetmenlerden ve hangi filmlerden etkilenmiş.

1. Mirror – Ayna – 1975, Yönetmen: Andrei Tarkovsky

Mirror - Ayna - 1975- Andrei Tarkovsky
Birçoklarına göre Tarkovsky’nin en derinlikli eseri olan Ayna, yönetmenin kendi yaşamından yola çıkarak aşk, anılar, bağlılık ve belki de hayatın kendisi üzerine şiirsel bir film. Tarkovsky’ninki olup olmadığı belirsiz, orman içinde bir kulübede, II. Dünya Savaşı’nın öncesinde, yönetmenin eski karısı, annesi, babası, kendi ve ebeveynlerinin kuşakları arasında gidip gelerek anlatılan bir rüya, Ayna’nın yansıttıkları. Efsanevi yönetmenin anne ve babasının gerçekten iştirak ettiği film, ailenin evlerinin eskiden bulunduğu aynı yere hakikaten inşa edilen bir kulübede çekildi. Baba Tarkovsky şiirlerini kendi sesiyle okudu. Anne ise kameranın karşısına geçti. Eleştirmenler Tarkovsky’nin aslında bu filmi Solaris’ten önce çekmek istediğini ancak Sovyet sansürcülerden ürktüğü için politik olarak daha az ristli olan filmi öne aldığını söylerler.

2. Andrei Rublev – 1966, Yönetmen: Andrei Tarkovsky

Andrei Rublev - 1966 - Andrei Tarkovsky

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya’dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev’in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular.Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev’in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir. Einsenstein’ın Korkunç İvan’ıyla birlikte geçen yüzyılın en önemli sinema yapıtlarından biri sayılan Andrei Rublev’in gün yüzü görmesi için uzun bir süre geçmesi gerekti. Dış dünyadaki romantiklerin sandığını aksine Sovyetler Birliği sadece resmi ideolojinin dümen suyundan çıkmayan sanatçıları baştacı ediyordu. Uzun yıllar engellenen, defalarca sansürlenen ve montajlanan film, 70’li yıllardan itibaren yavaş yavaş kendini uluslararası arenada göstermeye başladı.

3. Tokyo Story – Tokyo Hikayesi – 1953, Yönetmen: Yasujirô Ozu

Tokyo Story - Tokyo Hikayesi - 1953 - Yasujirô Ozu

Dönüşmekte ve batılılaşma yolundaki Japonya’nın taşra kentlerinden birinde yaşayan yaşlı karı-koca, uzun zamandır kendilerinden ayrı yaşamakta olan çocuklarını ziyaret etmek için başkent Tokyo’ya doğru uzun bir yolculuğa çıkarlar. Çeşitli beklentilerle ve umutlarla çıkılan bu yolculuk, Tokyo’ya vardıklarında çocukları tarafından ilgisizce karşılanmalarıyla son bulur. Başkentte geçirdikleri zaman boyunca yaşlı çiftin çocukları kendi aileleri ve iş hayatları gibi nedenlerle sürekli meşguldürler ve bu yoğunluklar nedeniyle anne-babalarına gereken ilgiyi gösterememektedirler. Bu süreçte yaşlı çiftle ilgilenen tek kişi savaşta ölen oğullarının dul karısı olur. Kırgın olarak evlerine geri dönen anne-baba, acı bir haberle tüm çocuklarını tekrardan toparlayacaktır.

Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en önemli başyapıtlarından biri olan Tokyo Story, eşsiz yönetmen Yasujiro Ozu imzalı.

4. Late Spring / Banshun – Geç Gelen Bahar – 1949, Yönetmen: Yasujirô Ozu

Late Spring - Banshun - Geç Gelen Bahar - 1949 - Yasujirô Ozu

1949 Japonya yapımı bir Yasujirō Ozu filmidir. Film yazar ve eleștirmn Kazuo Hrotsu’nun Baba ve Kız (Chichi to musume) adlı eserinden Yasujirō Ozu ve onunla uzun zaman birlikte çalıșan senarist Kogo Noda tarafından sinemaya uyarlanmıștır. Filmin bașrollerinde Ozi’nun 52 filminde rol almıș olan Chishu Ryu ve ilk altı filmini Ozu ile yapan Japonya’nın ünlü oyuncularından Setsuko Hara vardır. Bu film Ozu’nun “Noriko üçlemesi” olarak adlandırılan triyolojisinin ilk filmidir. Diğer iki film ise sırasıyla 1951 yapımı Erken Gelen Yaz ve 1953 yapımı Tokyo Hikâyesi’dir. Bu üç filmde de Hara, birbiriyle konu bakımndan ilișkili olmayan faklı hikâyelerde “Noriko” isimli genç bir kızı canlandırır. Filmleri birbirine bağlayan ana nokta, evlenmek ve çocuk yetiștirmeyi kadınlar için bir zorunluluk olarak gören 1950’lerde Japonyasında Noriko’nun bekâr biri olarak izleyicinin karșısına çıkmasıdır.

5. A Man Escaped – Bir İdam Mahkumu Kaçtı – 1956, Yönetmen: Robert Bresson

A Man Escaped - Bir İdam Mahkumu Kaçtı - 1956 - Robert Bresson

1943 yılında Fransa. Teğmen Fontaine (François Leterrier), Gestapo tarafından yakalanıp Montluc kalesinde hapsediliyor. Teğmen özenle planladığı kaçışını ölüme mahkûm edilene kadar erteleyip duruyor. Almanlarla çalışmış olduğu bilinen genç bir çocuk olan Jost (Charles Le Clainche), onun hücresine yerleştiriliyor. Fontaine, kaçışını gerçekleştirebilmesi için onu öldürme ya da ona güvenme ikilemiyle karşı karşıya… Bir Fransız Direniş savaşçısı olan André Devigny’nin, Lyon’da Montluc kalesindeki çok iyi korunan hücresinden savaş sırasında kaçışının gerçek öyküsü

6. Au Hasard Balthazar – Rastgele Baltazar – 1966, Yönetmen: Robert Bresson

Au Hasard Balthazar - Rastgele Baltazar - 1966 - Robert Bresson

1966 Fransa – İsveç ortak yapımı dramatik filmdir. Özgün adı Au Hasard Balthazar olan film Mayıs 1971’de Türk Sinematek Derneği’nde özgün adıyla gösterildi. 1990’da 9. ,2000 yılında da 19. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde, son olarak da Mart 2009’da Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Rastgele Balthazar” adıyla gösterildi.

Sıklıkla bir “film ressamı” olarak tarif edilen ve sinema tarihinin en ayrıksı ve kişisel yönetmenlerinden biri olan Robert Bresson’un 50 yıllık kariyeri boyunca çevirdiği her biri ayrı bir kategoriye sokulabilecek 14 filminden 8. sidir. Filmin senaryosunu da Bresson yazmış ve her zaman olduğu gibi bu filminde de amatör Oyuncularla (Bresson onlara model demeyi tercih ediyordu) çalışmıştır. Oyunculardan Anne Wiazemsky (Marie rolünde) ve François Lafarge bu filmden sonra profesyonel olmuşlardır.

Kendine özgü deneyüstücü (transcendental ) ve ruhani (spiritual) sade bir üslup geliştirmiş olan Bresson koyu bir Katolikti ve bu filmi de birçok filmi gibi dinsel alegoriler içeren bir mesel olarak kabul edilebilir. Filmin başkahramanı bir eşektir ve doğduğunda ilk sahipleri olan çocuklar tarafından bir oyun olarak vaftiz edilirken Balthazar ismi verilmiştir. Filmde Balthazar’ın doğumundan ölümüne kadar olan çileli öyküsü ve ona paralel olarak olayın geçtiği köyün ve oradaki yaşamın öyküsü ‘resmedilir’. Eşek kimisi şefkatli kimisi zalim çeşitli sahipler arasında el değiştirdikçe ve onlardan eziyet gördükçe bir anlamda yüklerini çektiği bu insanların günahlarını da çeker. Bresson’un bir hayranı olan Jean-Luc Godard’a göre “Rastgele Balthazar” bir buçuk saate sığdırılmış yaşamın ta kendisidir.

Film Bresson’a aynı yıl Venedik Film Festivali’nde OCIC ödülü kazandırmıştı. 1967’de ise kendi ülkesinde, “Fransız Sinema Eleştirmenleri Sendikası En İyi Film Ödülü” nü aldı.

7. Shame- Utanç – 1968, Yönetmen: Ingmar Bergman

Shame- Utanç - 1968 - Ingmar Bergman

Ingmar Bergman’ın bir savaş durumunda insanların ne tür tepkiler verdiklerini incelediği psikolojik bir çalışma. Film istilacı kuvvetlerin geldiği Gotland’de geçiyor. Jan ve Eva Rosenberg, iç savaşın ardından huzurla yaşamak için bir adaya yerleşirler. Ancak asker dolu bir uçağın yaşadıkları adaya düşmesi sonucu tüm dengeleri ve huzurları bozulur.

Tüm askerlerin adayı bir savaş alanına çevirmesiyle, hayatlarını tehdit altında gören genç çift, başka bir yere kaçmak isterler. Ancak yakalanarak isyancı askerlere yardım ve yataklık etmekle suçlanırlar. Albay Jacobi, adayı savunan ordunun başındadır ve onlara yardım edecektir. Bunun için bir talebi söz konusudur. Eğer Eva ile beraber olabilecekse hiçbir engel yoktur ortada.

8. Scenes from a Marriage – Bir Evlilikten Manzaralar – 1973, Yönetmen: Ingmar Bergman

Scenes from a Marriage - Bir Evlilikten Manzaralar - 1973 -Yönetmen Ingmar Bergman

Marianne ve Johan’ın on yıllık evliliklerini masaya yatıran film, çiftin ayrılıklarını, evlilik dışı ilişkilerini, barışıp yeniden ayrılmalarını ve en nihayetinde de boşanmalarını konu ediyor. Boşandıktan sonra bile birbirinden kopamayan Marianne ve Johan çiftinin her görüşmeleri ayrı bir kavgayla sonuçlansa da birbirlerine olan sevgileri şartlar ne olursa olsun galip geliyor. Film evlilik hayatıyla ilgili çok önemli kelamlar ederken aynı zamanda izleyiciyi psikolojik olarak Marianne ve Johan’ın ilişkisine hapsediyor. Başta Woody Allen olmak üzere birçok yönetmeni etkileyen Bergman’ın bu filmi aynı zamanda en iyi yabancı film dalında altın küre sahibi.

9. L’avventura – Macera – 1960, Yönetmen: Michelangelo Antonioni

L’avventura - Macera - 1960 - Yönetmen - Michelangelo Antonioni

talya – Fransa ortak yapımı psikolojik drama filmidir. Özgün adı L’Avventura dır. Uluslararası yarışma ve festivallerde The Adventure adı ile gösterime sunulmuştur. Film 1972 yılı başında sinematek’te Serüven adıyla gösterilmiştir.

10. L’eclisse – Batan Güneş – 1962, Yönetmen: Michelangelo Antonioni

L’eclisse - Batan Güneş - 1962 - Michelangelo Antonioni

İtalya-Fransa ortak yapımı psikolojik dramatik filmdir. Özgün adı L’Eclisse olan filmi Michelangelo Antonioni yönetmiş, başrollerinde Alain Delon ve Monica Vitti oynamışlardır. “Batan Güneş” bir Raymond ve Robert Hakim yapımıdır.

Film, gayriresmi olarak “Michelangelo Antonioni’nin İletişimsizlik Üçlemesi” de denen üçlemesinin son filmidir. Üçlemenin diğer iki filmi L’Avventura (Macera, 1960) ve La Notte (Gece, 1961)’dir (Bazı eleştirmenler bu üç filme Il Deserto Rosso (Kızıl Çöl, 1964)’yu da dahil ederler).Roma ‘nın banliyösünde yaşayan çevirmen Vittoria (Monica Vitti),sorunlarla geçen bir geceden sonra yazar olan nişanlısı Ricardo (Francisco Rabal)’dan ayrılır ve Roma’ya bir borsa bağımlısı olan annesini ziyarete gider.Burada borsa simsarı Piero (Alain Delon) ile tanışırlar.Bir materyalist olan Piero ile mutsuz ve boşvermiş Vittoria arasında başlayan yakınlaşma ikisinin de yanlızlıklarına son vermez.

Ünlü Yönetmenlerin Sevdiği “En İyi 10 Film” Listesi

Genellikle yapılan Yönetmen Listeleri yönetmenin filmleri şeklinde olur. Peki ünlü yönetmenlerin sevdiği filmler nelerdir. Ünlü yönetmenler kaç yapımı, hangi yönetmenin filminden etkilenmişlerdir. Bu listemizde Woody Allen, Francis Ford Coppola, Guillermo Del Toro, Michel Hazanavicius, Miranda July, Michael Mann, David O. Russell, Martin Scorsese ve Quentin Tarantino’nun sevdiği 10 film’i sizlerle paylaşacağız.

1.Francis Ford Coppola

Francis Ford Coppola

Francis Ford Coppola 7 Nisan 1939 Detroit doğumlu ve aslen Fransız asıllı ABD’li film yönetmeni, yazar ve yapımcıdır. Baba üçlemesinin yönetmeni olarak ün salmıştır. Francis Ford Coppola ayrıca ünlü oyuncu Nicholas Cage’in amcasıdır.
Francis Ford Coppola’nın En Sevdiği Filmler:

Ashes And Diamonds (1958, Andrzej Wajda)
The Best Years Of Our Lives (1946, William Wyler)
I Vitteloni (1953, Federico Fellini)
The Bad Sleep Well (1960, Akira Kurosawa)
Yojimbo (1961, Akira Kurosawa)
Singin’ In The Rain (1952, Stanley Donen & Gene Kelly)
The King Of Comedy (1983, Martin Scorsese)
Raging Bull (1980, Martin Scorsese)
The Apartment (1960s, Billy Wilder)
Sunrise (1927, F.W. Murnau)

2. Woody Allen

Woody Allen
Doğum adı Allen Stewart Konigsberg olan ve 1 Aralık 1935 tarihinde New York da doğan Woody Allen En İyi Yönetmen Akademi ödülüne de sahip bir yönetmendir.
Woody Allen’in En Sevdiği Filmler:

Bicycle Thieves (1948, Vittorio De Sica)
The Seventh Seal (1957, Ingmar Bergman)
Citizen Kane (1941, Orson Welles
Amarcord (1973, Federico Fellini
8 ½ (1963, Federico Fellini)
The 400 Blows (1959, Francois Truffaut)
Rashomon (1950, Akira Kurosawa)
La Grande Illusion (1937, Jean Renoir)
The Discreet Charm Of The Bourgeoisie (1972, Luis Bunuel)
Paths Of Glory (1957, Stanley Kubrick)

3. Michel Hazanavicius

Michel Hazanavicius
29 Mart 1967 doğumlu Paris doğumlu yönetmen en çok 84. Akademi Ödülleri’nde dikkatleri üzerine çekti ve En İyi Film Akademi Ödülü’nü kazandı. En İyi Yönetmen Akademi Ödülü’nü de sahip olan Michel Hazanavicius aslen Litvanya kökenlidir.
Michel Hazanavicius’un En Sevdiği Filmler:

City Girl (1930, F.W. Murnau)
City Lights (1931, Charlie Chaplin)
To Be Or Not To Be (1942, Ernst Lubitsch)
Citizen Kane (1941, Orson Welles)
The Apartment (1960, Billy Wilder)
The Shining (1980, Stanley Kubrick)
North By Northwest (1959, Alfred Hitchcock)
The Third Man (1949, Carol Reed)
Raging Bull (1980, Martin Scorsese)
Snow White And The Seven Dwarfs (1937, Walt Disney)

4. Guillermo Del Toro

Guillermo Del Toro

9 Ekim 1964 yılında doğan Guillermo del Toro Meksikalı bir film yönetmeni senaristi ve yapımcısıdır. Pasifik Savaşı filminin yönetmeni olan Guillermo Del Toro, Hobbit kitabını filmi Hobbit’i sinemaya uyarlayacaktı ancak bazı belirsizlikler sonucu filmi Peter Jackson yönetmiştir.
Guillermo Del Toro’nun En Sevdiği Filmler:

Frankenstein (1931, James Whale)
Freaks (1932, Todd Browning)
Shadow Of A Doubt (1943, Alfred Hitchcock)
Greed (1925, Erich Von Stroheim)
Modern Times (1936, Charlie Chaplin)
La Belle Et La Bete (1946, Jean Cocteau)
Goodfellas (1990, Martin Scorsese)
Los Olvidados (1950, Luis Bunuel)
Nosferatu (1922, F.W. Murnau)
8 ½ (1963, Federico Fellini)

5. Miranda July

Miranda July

15 Şubat 1974 doğumlu Amerikalı film yönetmeni, senarist, aktör, yazar ve sanatçıdır.
Miranda July’un En Sevdiği Filmler:

Blind (1987, Frederick Wiseman)
Smooth Talk (1985, Joyce Chopra)
Vertigo (1958, Alfred Hitchcock)
After Life (1998, Hirokazu Koreeda)
Somewhere In Time (1980, Jeannot Szwarc)
Cheese (2007, Mika Rottenberg)
Punch Drunk Love (2002, Paul Thomas Anderson)
The Red Balloon (1956, Albert Lamorisse)
A Room With A View (1985, James Ivory)
Fish Tank (2009, Andrea Arnold)

6. Michael Mann

Michael Mann
5 Şubat 1943 yılında Chicago da doğan Michael Mann ABD’li yönetmen, yapımcı ve senaristtir. İlk filmi ile Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüne aday gösterilmiştir.
Michael Mann’ın En Sevdiği Filmler:

Apocalypse Now (1979, Francis Ford Coppola)
Battleship Potemkin (1925, Sergei Eisenstein)
Citizen Kane (1941, Orson Welles)
Avatar (2009, James Cameron)
Dr. Strangelove (1964, Stanley Kubrick)
Biutiful (2010, Alejandro Gonzalez Inarritu)
My Darling Clementine (1946, John Ford)
The Passion Of Joan Of Arc (1928, Carl Theodor Dreyer)
Raging Bull (1980, Martin Scorsese)
The Wild Bunch (1969, Sam Peckinpah)

7. David O. Russell

David O. Russell
20 Ağustos 1958 yılında New York da dünyaya gelen David O. Russell ABD’li film yönetmeni ve senaristtir.
David O. Russell’in En Sevdiği Filmler:

It’s A Wonderful Life (1946, Frank Capra)
Chinatown (1974, Roman Polanski)
Goodfellas (1990, Martin Scorsese)
Vertigo (1958, Alfred Hitchcock)
Pulp Fiction (1994, Quentin Tarantino)
Raging Bull (1980, Martin Scorsese)
Young Frankenstein (1974, Mel Brooks)
The Discreet Charm Of The Bourgeoisie (1972, Luis Bunuel)
The Godfather (1972, Francis Ford Coppola)
Blue Velvet (1986, David Lynch)
Groundhog Day (1993, Harold Ramis)

8. Martin Scorsese

Martin Scorsese
17 Kasım 1942 yılında New York da doğan Martin Scorsese Akademi Ödülü, BAFTA ve Altın Küre ödüllerini almış ABD’li film yönetmeni, senarist ve yapımcıdır. 1997 Amerikan Film Enstitüsü tarafından verilen AFİ Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne de layık görülen yönetmen 2007 yılında ise Köstebek (The Departed) isimli filmiyle, En İyi Yönetmen dalında Oscar ödülünün sahibi olmuştur.
Martin Scorsese’nin En Sevdiği Filmler:

8 1/2 (1963, Federico Fellini)
2001: A Space Odyssey (1968, Stanley Kubrick)
Ashes And Diamonds (1958, Andrzej Wajda)
Citizen Kane (1941, Orson Welles)
The Leopard (1963, Luchino Visconti)
Palsa (1946, Roberto Rossellini)
The Red Shoes (1948, Michael Powell & Emeric Pressburger)
The River (1951, Jean Renoir)
Salvatore Giuliano (1962, Francesco Rosi)
The Searchers (1956, John Ford)
Ugetsu Monogatari (1953, Kenji Mizoguchi)
Vertigo (1958, Alfred Hitchcock)

9. Quentin Tarantino

Quentin Tarantino

27 Mart 1963 yılında ABD de doğan ABD’li film yönetmeni, oyuncu senaristtir. BAFTA, Akademi, Altın Küre ve Cannes Film Festivalinden ödüller ile dönmüş öykü akışı, karmaşık diyaloglar ve kanlı şiddet sahneleri sebebi ile sinemaya soluk getiren başarılı bir yönetmendir.
Quentin Tarantino’nun En Sevdiği Filmler:

The Good, The Bad & The Ugly (1966, Sergio Leone)
Apocalypse Now (1979, Francis Ford Coppola)
The Bad News Bears (1976, Michael Ritchie)
Carrie (1976, Brian DePalma)
Dazed And Confused (1993, Richard Linklater)
The Great Escape (1963, John Sturges)
His Girl Friday (1940, Howard Hawks)
Jaws (1975, Steven Spielberg)
Pretty Maids All In A Row (1971, Roger Vadim)
Rolling Thunder (1977, John Flynn)
Sorcerer (1977, William Friedkin)
Taxi Driver (1976, Martin Scorsese)

Zeki Demirkubuz Filmleri

Bu listemizde Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden olan Zeki Demirkubuz filmlerinin listesini sizlerle paylaşacağız.1964 Isparta doğumlu yönetmenimiz 1990 sonrası sinemamıza çok şeyler katmıştır.Sinemaya usta yönetmen Zeki Ökten’ in yanında asistanlık yaparak giriş yapan Demirkubuz darbe sonrası 3 yılda hapiste yatmış ve bu dönemde Dostoyevski’ nin kitapları ile tanışmış ve yazarlık yönünü de keşfetmiştir.Bundan sonra Türk film yönetmeni, senarist, yapımcısı ve oyuncusu sıfatlarıyla 1994 yılında C Blok filmiyle beraber sinemamızda güzel filmlere imza atmış bir yönetmendir.Özellikle Kader, Masumiyet ve Üçüncü Sayfa gibi filmleri çok beğenilen yönetmenin Listefilm gözünden en iyi filminden başlayarak listelemeye çalışacağız.Sizde Zeki Demirkubuz’un sizin için en önemli olan filmini YORUM kısmına yazarak bizlerle paylaşabilirsiniz..

1. Masumiyet – 1997

masumiyet filmi

İşlediği bir suç nedeniyle 10 yıl hapis yattıktan sonra amaçsız bir şekilde dışarı çıkan Yusuf (Güven Kıraç), ablasının yanına İzmir’e gider.Eski hesapların önüne gelmesi üzerine İzmir’den ayrılır ve yıkık dökük bir otele yerleşir.Otelde Uğur (Derya Alabora) ve Bekir (Haluk Bilginer) ile tanışacak ve hikayenin içinde kendini de bulacaktır. Filmde özellikle Bekir (Haluk Bilginer) ve Yusuf (Güven Kıraç)’ın efsane tiradı filme damgasını vuracaktır. Bu sahnedeki hikaye 2006 yapımı Kader filminin doğuşu olacaktır. Yönetmenliğini ve senaryosunu Zeki Demirkubuz’un üstlendiği filmin iskelet oyuncu kadrosu ise Derya Alabora, Haluk Bilginer ve Güven Kıraç dan oluşmaktadır. Masumiyet Filmi 34. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 10. Ankara Uluslararası Film Festivali, 11. Altın Koza Film Festivali ve 17. Uluslararası İstanbul Film Festivalinden ödüllerle dönmüş Zeki Demirkubuz’un en iyi filmlerinden biridir.1997 yılı yapımı film Imdb verilerine göre ise 7 binin üzerinde kullanıcı puanı ile 8,4 puan almıştır.

2. Kader – 2006

Kader Filmi

Başrollerinde Vildan Atasever, Ufuk Bayraktar, Engin Akyürek, Müge Ulusoy ve Ozan Bilen’in yer aldığı ve Masumiyet Filminden (1997) tanımış olduğumuz iki karakterin gençlik öyküsünün anlatıldığı dram ağırlı film Altın Portakal ve Altın Lale Ödüllerini almıştır. Yönetmenliğini ve senaryosunu Zeki Demirkubuz’un üstlendiği filmin konusu ise; iki polis memurunu öldüren Zagor’un tutuklanması ile başlar.Bu olay Uğur’a aşık Bekir için başta umut verici gibi gözükse de yıllarca sürecek takıntı ve bir hastalığın aslında başlangıcıdır.

3. Üçüncü Sayfa – 1999

Üçüncü Sayfa Filmi

Senaryo ve yönetmenliğini Zeki Demirkubuz’un üslendiği 1999 yılı yapımı filmin öyküsü ise filmlerde figüranlık yaparak hayatını kazanan İsa (Ruhi Sarı)’nın mafyatik bir ortamda elli dolar çalmakla suçlanması ile başlar.Filmin oyuncu kadrosu ise İsa (Ruhi Sarı), Meryem (Başak Köklükaya), Ev Sahibi (Cengiz Sezici), Ev Sahibinin Oğlu (Serdar Orçin) şeklindedir.Film Uluslararası İstanbul Film Festivali, Uluslararası Tiblis Film Festivali, Orhan Murat Arıburnu Ödülleri, Sadri Alışık Ödülleri, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ödülleri, Çağdaş Sinema Oyuncuları (ÇASOD) Oyuncu Ödülleri ve Antalya Altın Portakal Film Festivalinden ödüllerle dönmüştür.

4. Yazgı – 2001

Yazgı Filmi

Zeki Demirkubuz’un Albert Camus’nün Yabancı adlı ünlü romanından esinlenerek senaryolaştırdığı Yazgı, nedeni olmaksızın kendisini suçlu hisseden ve iradesini kullanmayı reddeden bir insanın tuhaf, akıl dışı öyküsünü anlatmaktadır.Yönetmenliğini ve senaryosunu Zeki Demirkubuz’un üstlendiği 2011 yapımı film 38. Antalya Altın Portakal Film Festivalinden ödül almıştır.Filmin oyuncu kadrosu ise Serdar Orçin, Zeynep Tokuş, Engin Günaydın ve Demir Karahan dan oluşmaktadır.

5. Kor – 2016

kor zeki demirkubuz

Emine’nin kocası Cemal (Caner Cindoruk), çocuğuyla karısını terk edip Romanya’ya gitmiştir. İzini kaybettirdiği içi Emine Cemal’den haberdar değildir. Kayıp koca bir yana Emine, çocuğunun kalbinin delik olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Maddi imkansızlıklar içerisinde debelenen Emine, tesadüf sonucu eski patronu Ziya (Taner Birsel) ile karşılaşır. Ziya’nın gönlü eski çalışanı Emine’dedir. Onun için elinden gelen her şeyi yapmak ister. Kalbi delik olan çocuğun tedavisini üstlenir. Ziya yaptığı her şeyde karşılık bekler bir duruş sergilemektedir. Nitekim bu yardımlarının karşılığında kendisine muhtaç Emine’yi cinsel ilişkiye biat bir kadın haline dönüştürmüştür.

6. İtiraf – 2002

İtiraf Filmi

2001 yapımı Taner Birsel, Başak Köklükaya, İskender Altın, Miraç Eronat ve Zeki Demirkubuz’un rol aldığı film 21. İstanbul Uluslararası Film Festivali, 13. Ankara Film Festivali ve Mahmut Tali Öngören Özel Ödülünü almıştır. Filmin öyküsü; Zengin ve başarılı bir mühendis olan Harun, karısı Nilgün’ün kendisini aldattığını öğrenir. Önce bu durumla yüzleşmeyip, bildiklerini karısına söylemez. Zaman ağır ve acılı geçmekte ve belirsizlik dayanılır gibi değildir. Sonunda karısına her şeyi itiraf ettirmeye karar verdiğinde uzun bir gece başlar. Yedi yıldır evli olan karı-koca, insan olmanın karanlığında ilerledikçe, kimin kim olduğu tanınmaz hale gelir. Yalvarmalar şiddete, göz yaşları çığlıklara karışır.

7. Yeraltı – 2012

Yeraltı Filmi

Engin Günaydın, Serhat Tutumluer, Nihal Yalçın, Nergis Öztürk ve Murat Cemcir gibi oyuncuların rol aldığı 2012 yapımı film 2012 Dubai İnternational Film Festivali ve 5. Sinema Yazarları Derneği Ödüllerinden ödül almıştır.Filmin konusu ise Eski arkadaşı Cevat’ın yazdığı romanın ödül almasını hazmedemeyen Muharrem, çeşitli oyunlarla arkadaşının onuruna verilecek yemeğe kendisini davet ettirir. Arkadaşını fikir hırsızlığı ile suçladığını onun yüzüne vurmak için o yemeğe gitmekte kararlı olan Muharrem, iç dünyasında eski arkadaşları Sinan, Feridun ve Tarık ile, kısaca geçmişiyle yüzleşecektir.

8. Kıskanmak – 2009

Kıskanmak Filmi

Nahid Sırrı Örik’in Kıskanmak isimli romanından sinmaya uyarlan 2009 yılı yapım filmin Yönetmenliğini ve Senaristliğini Zeki Demirkubuz yapmıştır.1930’lu yılların Zonguldak’ın da geçen filmde Nergis Öztürk, Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç ve Bora Cengiz rol almıştır.Anne ve babasını kaybetmiş Seniha ile Halit’in hikayesinin çarpıcı şekilde anlatıldığı mükemmel bir filmdir.Seniha karakterini canlandıran Nergis Öztürk’ün performansı çok konuşulmuş ve 46. Antalya Altın Portakal Film Festivalinde de En İyi Kadın Oyuncu Ödülünü almasını sağlamıştır.

9. Bulantı – 2015

bulantı zeki demirkubuz

Bulantı Filminin Konusu; Ahmet sevgilisiyle birlikte olduğu bir gece bir trafik kazası sebebiyle küçük kızını ve karısını kaybeder. Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir. Ahmet kimseyi umursamadan ve kimsenin önünde eğilmeden trajik olaydan (kızı ve karısını kaybettiği kaza) etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar. Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.

10. C Blok – 1994

C Blok Filmi

1994 yapımı Zeki Demirkubuz’un ilk filmi C Blok filminin konusu: Mutsuz evliliği dağılmakta olan Tülay, modern bir sitede yaşamaktadır. Site çalışanı Halit, gizlice Tülay’ı gözetlemekte, her hareketini izlemektedir. Tülay bir akşam eve döndüğünde Halit’le hizmetçisi Aslı’nın kendi yatağında sevişmesine tanık olur. Bu an, Tülay için bilinçsiz bir arayışın başlangıcı olacak, günlük yaşamı algıları ve korkularıyla karışmaya başlayacaktır.Filmde Serap Aksoy, Fikret Kuşkan, Zuhal Gencer, Selçuk Yöntem gibi oyuncular yer almıştır. C Blok Sinema Filmi 1994 Uluslararası İstanbul Film Festivali, 1994 Ankara Film Festivali ve 1995 SİYAD Sinema Yazarları Derneği tarafından ödüle layık görülmüştür.

11. Bekleme Odası – 2003

Bekleme Odası Film

Dostoyevski`ye ithaf edilen Bekleme Odası aynı zamanda Karanlık Üstüne Öyküler üçlemesinin son filmidir. Filmin yönetmeni, senaristi, görüntü yönetmeni ve kurgucusu Zeki Demirkubuz bu filmi ile 40. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 23. İstanbul Uluslararası Film Festivalinden ödüller almıştır.Zeki Demirkubuz, Nilüfer Açıkalın, Nurhayat Kavrak, Eda Toksöz ve Serdar Orçin’in gibi oyuncular rol almıştır.