Oliver Stone Filmleri

William Oliver Stone, birçok büyük yapıta imza atmış, ABD ‘li başarılı Oscar ‘lı yönetmen, senarist ve yapımcı. Oliver Stone filmleri, 1971 den günümüze kadar, asla modasını kaybetmemiş, sürekli izleyicisini tutmayı başarmış, adeta birer şaheser niteliğinde filmlerdir. Özellikle baktığımızda; Geceyarısı Ekspresi, Dünya Ticaret Merkezi, Büyük İskender ve nicesi gibi Oliver Stone filmleri, gerçekten büyük yapıtlar olarak tarihe adını kazımıştır. Asiliği ile dikkat çeken, ve meslektaşları tarafından pek sevilmeyen Oliver Stone, JFK filmiyle bir dönüm noktası yakalamış ve o zamandan beri çektiği her film piyasada başarılı olmuştur. Oliver Stone filmleri ne baktığınızda bir başyapıt seçmeniz imkansızdır. Çünkü bu başarılı yönetmenin bütün filmleri adeta birer başyapıt gibidir. Neyse lafı fazla uzatmadan sizler için hazırladığımız en iyi Oliver Stone filmleri listesine geçelim.

İŞTE KARŞINIZDA IMDB PUANLARINA GÖRE DÜŞÜKTEN YÜKSEĞE SIRALANMIŞ EN İYİ 20 OLIVER STONE FİLMİ!

 

20. Castro in Winter – Castro in Winter – 2012 – IMDB :4,6


Fidel Castro hakkında , Looking for Fidel (2003) ve Commandante(Son Efsane) (2003), gibi yapıtlar yaptıktan sonra, 2009 yılında, Oliver Stone ‘un Castro ile yaptığı röportajı.

19. The Hand – Kesik El – 1981 – IMDB :5,4


Başrolde Michael Caine’ in rol aldığı filmde, ünlü bir çizgi roman yazarı olan Jon Landsdale, araba kazasında sağ elini kaybediyor. Hayatını kaybettiğini düşünen Jon, intikam için kaza yaşadığı kişiden intikam amaçlı peşine düşüyor.

18. Alexander – Büyük İskender – 2004 – IMDB: 5,5


Büyük İskender, Makedonya Kralı, tek hükümdarlık döneminde Cengiz Han ‘dan sonra tarih boyunca bilinen en çok fetih yapan insan. Bilinen Dünya’ nın çoğunu hakimiyeti altına alan İskender’in hayatı niteliğinde olan filmde, başrolde Colin Farrell oynuyor. Aynı zamanda Angelina Jolie, Jared Leto, Christopher Plummer gibi büyük isimleri de gördüğümüz yapıt hakkettiğinden az puan almış.

17. World Trade Center – Dünya Ticaret Merkezi – 2006 – IMDB :6,0


11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırıyı konu alan filmde, başrolü Nicolas Cage üstleniyor. Bina’ nın çökmesi sonucunda, aşağıda mahsur kalan iki polisin hikayesi.

16. W. – W. – 2008 – IMDB :6,5


George W. Bush’un hayatının ve başkanlığının anlatıldığı, özellikle Irak savaşı eleştirileriyle çekildiğinde büyük olaylar yaratan Oliver Stone filmi.

15. Savages – Vahşiler – 2012 – IMDB :6,5


Ben ve Chon isimli iki marijuana yetiştiricisi, Meksika Kartelinin dikkatini çeker. Ve ortak kız arkadaşları Kartel tarafından kaçırıldı. Ben ve Chon bir karar vermek zorundadır.

14. U Turn – Kaybedenler – 1997 – IMDB :6,8


Borçlu bir adam… Eğer borcunu ödemezse Rus mafyası tarafından öldürülecek, Vegas’a doğru yola çıkıyor lakin, Arizona ‘da bir şeylerin yanlış gitmesiyle beraber burada duruyor. Başrolleri Sean Penn ve Jennifer Lopez ‘in paylaştığı güzel bir yapıt.

13. Heaven & Earth – Cennet ve Yeryüzü – 1993 – IMDB :6,8


Stone ‘un, Vietnam üçlemesinin son filmi. Vietnam savaşından sağ çıkan; bir özgürlük aşığı, hayat kadını, genç bir anne olan bir kadının hikayesi.

12. Any Given Sunday – Kazanma Hırsı – 1999 – IMDB :6,8


Günümüz “gladyatörlerinin” ve onları yönetenlerin yaşam mücadelesinin anlatıldığı mükemmel bir yapıt. Başrolleri Al Pacino, Cameron Diaz gibi büyük isimler üstleniyor.

11. Comandante – Son Efsane : Comandante – 2003 – IMDB :7,0


Oliver Stone’ un, Fidel Castro ile buluşmasında yaptığı bir röportaj. 20. Yüzyılın en başarılı politikacılarından biri olan Fidel Castro’ya başarılarının arkasındaki sır soruluyor. 75. doğum gününde yapılan röportaj, Oliver Stone ‘un asiliğini iyice ön plana çıkarmıştır.

10. South of the Border – Sınırın Güneyi – 2009 – IMDB : 7,1


Oliver Stone’ un , Güney Amerika solunu anlattığı yapıt. 1986 yılında salvador 2003 yılında Commandante isimli filminden sonra, Güney Amerika Solunu anlattığı, üçüncü film olan South of the Border ismli belgesel, Stone’un 2009 yılında 7 Güney Amerika Devlet Başkanı ile yaptığı görüşmelerden oluşuyor.

9. Nixon – Nixon – 1995 – IMDB :7,1


Pek hakkında konuşulmayan ABD’li başkan Richard Milhous Nixon’ un biyografisi. Başarılı Oliver Stone Biyografilerinden biri olan film, Başkan Milhous Nixon’un çocukluk günlerinden utanç dolu başkanlık bitişine kadar olan hayatını konu alıyor.

8. Born of the Fourth of July – Doğum Günü :4 Temmuz – 1989 – IMDB :7,2


Tom Cruise ‘un başrolü çektiği, efsane savaş karşıtı başyapıt. Ron Kovic ‘in biyografisi… Vietnam savaşı sonrasında kötürüm kalan ve savaş sonrası bir hümanist ve savaş karşıtı bir adam haline gelişinin hikayesi olan mükemmel bir film.

7. The Doors – The Doors – 1991 – IMDB :7,2


Biyografi niteliğinde olan film, Jim Morrison’u ve The Doors isimli müzik grubunun 1960 lardaki başarılarını anlatıyor. Jim Morrison’ un çocukluğundan, UCLA’ da film öğrenciliğinden, Paris’te 27 yaşındayken, 1971 yılında ölümüne kadar hayatının anlatıldığı gerçekten eşi benzeri bulunmaz bir şaheser. Dönemin hippilerini anlatan film.

6. Talk Radio – Sırdaş Radyo – 1988 – IMDB :7,3


Nefrete boğuk, kaba ve aşağılayıcı bir Radyo Sunucusu’nun hiç beklemediği bir anda, Radyosunun ulusal oluşu. Chicago Film Eleştirileri ve Berlin Ulusal Film Festivalinde, CFCA ve Gümüş Berlin Ayısı ödüllerini kazanan güzel bir başyapıt.

5. Natural Born Killers – Katil Doğanlar – 1994 – IMDB :7,3


Çocukluğu travmalar içinde geçen iki insanın nasıl psikopat birer seri katil haline dönüştüğünü gözler önüne seren film. Woody Harrelson, Juliette Lewis başrolde. Quentin Tarantino tarafından yazılan, Oliver Stone tarafından yönetilen , 1 Golden Globe ödülü ve birçok festival ödülü kazanan şaheser.

4. Wall Street – Borsa – 1987 – IMDB :7,4


Genç bir adamın kariyeri için illegal yollarla borsada yükselişini, kapitalizmin Dünya’yı nasıl bir hale getirdiğini, insanların para kazanmak için yapmayacakları şey kalmadığını gösteren filmde başrolleri Charlie Sheen ve Michael Douglas paylaşıyor.

3. Salvador – Salvador – 1986 – IMDB :7,5


Amerikalı bir muhabirin, El Salvador gibi komünist bir ülkede çekim yaparken, El Salvador polisi tarafından tutuklanmasını konu alan, aynı zamanda yaşanmış bir olaydan yola çıkan güzel bir dram filmi. İki dalda Oscar ödülüne aday gösterilsede malesef bir ödül kazanamadı.

2. JFK – JFK :Kapanmayan Dosya – 1991 – IMDB :8,0


Kafalarda birçok soru işareti bırakan J. F. Kennedy suikasti hakkında, teori üreten, soru işaretlerini arttıran filmlerden biri. Stone ‘un büyük çevreler tarafından kabul edilen en iyi yapıtı denebilecek film. Suikast sonrasında ben yaptım diyen Lee Harvey Oswald, her ne kadar suçu kabul etse de ortada büyük soru işaretleri vardır. Mahkeme kararına ikna olamayan New Orleans bölge savcısı Jim Garrison, olayı çözmek için işin peşine düşer. İki dalda Oscar Ödülü alan film mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri.

1. Platoon – Müfreze – 1986 – IMDB :8,1


Genç bir Vietnamlı ‘nın ülkesi için asker oluşunu ve Vietnam Krizi’ni karşılayışını konu alan büyük bir başyapıt. Dört dalda Oscar ödülü alan ve IMDB En İyi Filmler Listesi’ nin 185. sırasında bulunan film kesinlikle izlemeye değer. Başrolde birçok eski Oliver Stone filminde olduğu gibi yine Charlie Sheen bulunuyor.

En İyi Kadın Yönetmenler

Geçmişte günümüzün aksine kadın yönetmenler daha geri plana atılmaktaydı. Bu sebeple en çok kadın yönetmenler zorlanmışlardır. Kimisinin kariyeri yarıda kesildi. Kimisi zorla bıraktırıldı. Birçoğu ise ne zorluklarla bu sanat dalında dayandı. Ama yılmadan hedeflerine ulaştılar her ne güçlükle karşılaşırlarsa karşılaşsınlar hiç bıkmadan usanmadan yürüdüler. Engel nedir hiç bilmediler. İşte bu yüzden yönetmenlik dalında kadınlar daha değerlidir. Tüm zorluklara rağmen yönetmenlikten vazgeçmemişlerdir. Birçoğu onca oyuncuların arasında yok olmayı değil parlayıp yönetmen olmayı seçti. Kimisi şanslıydı direk yönetmenlik eğitimlerini alırken çoğu maalesef o zorluklar içinde kendi çabalarıyla yönetmenliğe atıldılar. Kalplerinin sesini dinlediler. Bambaşka alanlardan, bölümlerden yönetmenliğe atıldılar. Doğuştan gelen bir yetenek vardı ve bu onları çağırıyordu o alana doğru. Kalplerinde yönetmenliğe karşı ayrı bir çocukluktan gelen sevgi vardı. Bu içlerindeki parlayan ışığın peşine düştüler. Verdikleri kararın ve hedefin ardında durdular. İşte bu kararlılıkla ettikleri hareketle hedeflerine ulaşabildiler. Bu yüzden onlar daha bir kıymetli ve bağlılar görevlerine.

En İyi Kadın Yönetmenler

 

30. Alice Guy – Blaché (1873 – 1968)


İlk kadın yönetmen unvanına sahip olduğu kabul edilmiş olan Alice Guy 1896-1920 yılları arasında ki zamanlarda çok sayıda film yönetmiş ve üretmiştir. Savaşçı bir bünyesi ve üçlü iradesi sayesinde İspanyol gribine yakalanmasına rağmen hayatta kalmayı da başarmıştır. Fransız hükümeti Alice Guy’a Şeref Madalyasını layık görmüştür.

29. Dorothy Arzner (1897-1969)


Birinci Dünya Savaşı sırasında kadınlar pek fazla birliklerde yer almazken Arzner ambulans şoförlüğü yapar. Daha öncesinde tıpla alakadar olmasına rağmen kendisini sinemanın büyülü havasına kaptırmadan edemez. Çektiği 14 sesli, 3 sessiz filmleriyle beraber Amerika Yönetmenler Birliği’ne giren ilk kadın olur.

28. Leni Riefenstahl (1902-2003)


Leni Riefenstahl sinema dünyasının en çok tartışılan kadınlarından biri olmuştur. Kariyerine aktris olarak başlar en büyük dönüm noktası olan film ise 1932 yılında Das Blause Licht filmidir. 2. Dünya Savaşı sonrası çokça suçlamalarla karşılaşmıştır. Savaş sonrasında ne kadar çabalasa da yönetmenliğe geri dönememiştir. Sadece 2 filme imzasını atarak yönetmenliği terk etmek zorunda kalmıştır.

27. Ida Lupino (1918-1995)


1918 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. ABD’de oyunculuk camiasına adımını atar. Ünlü aktörlerle aynı filmlerde birlikte çalıştılar. Daha sonra kamera arkasına ilgisi artmaya başladı. Ardından Elmer Clifton’ın kalp krizi geçirmesi sebebiyle kendini yönetmen koltuğuna oturmuş buluverdi.

26. Agnés Varda (1928-)


Fransız bir yönetmendir Agnés Varda. Sanat tarihi öğreniminin ardından fotoğrafçılığa ve sinemaya yönelmeye başlar. Özellikle yerel halka düşkün olan Varda, perdeye yerel halkı daha çok yansıtmıştır. Gerçek üstü (kurgusallık) anlatımdan da geri kalmaz.

25. Vera Chytilová (1929-2014)


Usta olan yönetmenlerden eğitim alarak kendini geliştirmeye başlar. 1962’ de mezun olmasıyla film camiasına adım atarak çalışmalara başlar. Kariyeri çoğu zaman kesintiler içinde olsa da yönetmenliği bir görev bilmiştir.

24. Liliana Cavani (1933- )


Kuzey İtalya’da 1970’ler de dünyaya gelmiştir. Sinemaya olan içindeki sevgiyi annesi oluşturur. Her Pazar annesiyle birlikte filmlere giden Liliana içindeki yönetmene zemin hazırlar. 2002 yılında çektiği Ripley’s Game ile kolay adım atılmayan Amerikan sinemasına adımını atmıştır. En son 2012 senesinde çektiği Clarisse ile Venedik’ten kısa belgesel ödülüyle döndü.

23. Bilge Olgaç (1940-1994)


Bilge Olaç’ın başarısının sırrı uzun süren kariyer hayatına önemli eserler yerleştirmesidir. 1940 yılında Kırklareli’nde doğmuştur. Sinema dünyasına girişi Memduh Ün’ün asistanlığıyla başlamıştır. 1965 senesinde ise ‘’Üçünüzü de Mıhlarım’’ dahil toplam üç filminde yönetmenliği soyunur. Pasaport dahi verilmeyen yönetmen hayatını zorlukla sürdürmeye devam eder. Birçok başarı ödülü vardır.

22. Barbara Kopple (1946-)


New York’ta doğmuş olan Barbara, psikoloji eğitiminin sonrasında sinemaya yönelir. Belgesel filmlerine daha çok ilgi duyar. Ve en iyi belgesel film alanında Oscar ödülünü hakkıyla kazanır. İkinci Oscar’ı ise American Dream filmini çektikten sonra alır.

21. Larisa Shepitko (1938-1979)

1938 yılında Ukrayna’da dünyaya gözlerini açmıştır Larisa Shepitko. Sinema bölümü mezunudur Larisa. 1977 yılında Altın Ayı kazandığı filmle beraber Shepitko; başlangıç noktası, Stalin’in ölümünün ardından tarihlenen Sovyet Yeni Dalgası’nın önderlerinden biri haline gelmiştir. Bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir.

20. Margarethe von Trotta (1942-)


Alman bir yönetmendir kendisi. Eğitimine önem verir ve sanat, dil eğitimini alır. Önemli filmlerde rol alır. Daha sonra film yönetimine giriş yapar. Filmlerinde baş rollerini güçlü kadınlar oluşturur. Ve siyasi bir arka plana yönettiği filmlerde çok yer verir.

19. Mira Nair (1957-)


Hindistan’da doğmuştur. Oxford Üniversitesi’nde öğrenim görmüş iyi eğitim almıştır Mira Nair. Oyuncu olarak başlamasının ardından kariyerine tabi ki de yönetmen olarak devam eder. Akademi ödüllerine En İyi Yabancı Dilde Film dalında aday gösterirler. 2013’te onur konuğu olduğu Haifa Uluslar arası Film Festivali’ne gitmeyi reddeder.

18. Agnieszka Holland (1948-)


Yahudi bir babası vardır ve annesi Katolik’tir. Polonya’da gözlerini açmıştır dünyaya. Sinema alanına girişi ünlü Polonya yönetmenleriyle birlikte olmuştur. Asistanlık yaparak adım atar. Filmlerinin arka planında kadınlara daha çok öncelik vermektedir.

17. Jane Campion (1954-)


Modern sinemanın en önemli yönetmenidir kendisi. 1993 yılında çekmiş olduğu ‘’The Piano’’ filmi ile adını ilkler arasına çoktan yazdırmış bulunur. Filmlerinde kadınları ele alır, kadınların etkisizleştirilmeye çalışmasına daha çok değinir. İzleyicilerin zihnini çalıştıracak eserleri vardır.

16. Kathryn Bigelow (1951-)


Ressam, Fotoğrafçı olarak kariyerine adım attığı dönemde 1979’ta mezun olduğu Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğrenim gördüğü sinema dersleriyle kendine bir yön tayin eden Kathryn Bigelow şuan günümüzde en çok tanınan yönetmenlerden biridir. Fotoğrafçılık yapmış olmasının avantajını kullanan Kathryn renk kullanımı ve kompozisyon yeteneğine sahiptir. En karmaşık olan mizansenleri dahi profesyonellikle kurar. Yüksek bütçeli filmlerde aranan yönetmen olma özelliğini hala sürdürmektedir.

15. Samira Makhmalbaf (1980-)


18 yaşındayken kariyerinde önemli bir noktaya oturmuş bir isimdir. Aynı zamanda Ünlü İranlı yönetmen olan Mohsen Makhmalbaf’ın öz kızıdır Samira. 17 yaşında erkenden başlamıştır yönetmenliğe ilk filmini yönetmiştir ‘’Sib (Elma)’’ filmini kendisi bizzat yönetmiştir. İranlı kadınlara öğretici ve yol gösterici olmayı kendisine hedef bilmiştir.

14. Claire Denis (1946-)


Paris’te doğmuştur Claire. Babasının görevi sonucunda Fransız Afrikası’nda büyüdü Clarire Dennis. 1998 yılında yapmış olduğu Beau Travail filmiyle büyük bir üne kavuştu. Diyalogdan çok görselliğe ve işitselliğe değer verir.

13. Sofia Coppola (1971-)


Oyunculuk üzerine sinemaya giriş yapan Sofia Coppola son derece hayırlı bir giriş yapmıştır. Çeşitli başyapıtlara imza atmıştır. ‘’En İyi Senaryo’’ Oscar’ını kapmıştır. Sonraki filmlerinde eski kaliteyi yakalayamamıştır ve çok eleştirilmiştir. Ama o kendine has bir anlayış çerçevesi içerisinden asla çıkmamıştır.

12. Yeşim Ustaoğlu (1960-)


1960 yılında Kars şehrinde dünyaya gelmiştir. Robert Koleji’nde ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık alanında bölümü bitirmesinin ardından 1994 yılında ‘’İz’’ adlı ilk filmini çeker. Ve çizgisini hiç bozmadan yönetmenlik alanında devam eder. Yerel olayları evrensel bir dille yansıtır. En iyi kadın yönetmenler arasına girer.

11. Susanne Bier (1960-)


İlk yönetmenlik zamanlarında sadece el kamerası kullanan ve karakterleri son derece gerçekçi göstermeye dikkat eden Bier, sonraki senelerinde hikayelerin ön plana alındığı klasik anlatı sinemasına geçer.

10. Julie Taymor (1952-)


1952 yılında doğmuştur. Tam bir dünya vatandaşı sıfatına yakışır bir insandır. Bir dönem kuklacılık yapmıştır. Tiyatro oyunları ve operalarda da görev alma durumları olmuştur. Yönetmenlikte en büyük başarısını 2002’de çektiği ‘’Frida’’ filmine borçludur. Çalışmalarıyla benzersiz eserler ve eşsiz bir dünya yaratmayı başarmış bir yönetmendir.

9. Miranda July (1974)


Sinemaya oldukça geç giriş yapmıştır. 2005 yılında ilk filmini Me and You Everyone We Know’u çekmiştir. Altın Ayı Ödülü’ne aday dahi gösterilmiştir.

8. Lucrecia Martel (1966-)


Film okulunda eğitimi başlamıştır. Okulunun talihsiz bir şekilde kapanmasıyla kendi çabalarıyla yolunu belirlemiştir. Belgeseller ve kısa filmler çekerek ödül elde etmiştir. Filmlerinde teknik açıdan çok ustalık göstermektedir.

7. Nadine Labaki (1974-)


Yazıp yönettiği filmlerinde oyunculuğu da üstlenmiş bir şahsiyettir. 2010 yılında yönetmiş olduğu ‘’Where Do We Go Now?’’ ile bölge sorunlarına yol göstermiştir. Günümüzde hala filmlerinde oyunculuk yapmaktadır.

6. Lynne Ramsay (1969-)


Fotoğrafçılıktan sinemaya adım atmıştır. Lionel Shiver’ın aynı isimli romanından esinlenilmiş olan filmin yapımı çok sancılı bir sürece yol açmıştır. 5 yıl içerisinde ancak tamamlanmıştır film. Filmleri geç tamamlamasına rağmen kaliteli filmler çıkartmaktadır ortaya.

5. Işıl Özgentürk (1948- )


İstanbul Üniversitesi mezunudur. Çalışmalarındaki başarısından ötürü 1992 senesinde Uluslararası İstanbul Film Festivali, Jüri Özel Ödülü verilmiştir.

4. Filiz Alpgezmen (1975- )


‘’Yabancı’’ adlı filmin yönetmen koltuğunda oturmuş bir isimdir.

3. Deniz Gamze Ergüven (1978-)


‘’Mustang’’ filmiyle birçok ödüle birden layık görülmüştür. Oscar’a da aday olarak gösterilmiştir kendisi.

2. Pelin Esmer (1972-)


Boğaziçi Üniversitesi mezunudur. Pek çok ödüller kazanmıştır Pelin Esmer. Birçok önemli festivallere de aday olarak sunulmuştur.

1. Biket İlhan (1944-)


‘’Mavi Gözlü Dev’’ isimli filmin yönetmenlik koltuğuna oturmuş bir isimdir. Türk sinema yapımcılığını, yönetmenliğini yapmaktadır ve yapım şirketinin kurucularından ödüllere layık görülmüştür.

Dünyaca Ünlü En İyi Yönetmenler

Sinema deyince akla ilk gelen şeylerden biri de kuşkusuz yönetmenlerdir. Gerek çekim teknikleri, gerek oyuncuları değerlendirme yöntemleri gerekse hayal güçlerini filmlere yansıtma şekilleri bazı yönetmenlerin çok farklı olduğunu bizlere gösteriyor. Bu yönetmenler bu farklılıklarıyla sinema dünyasına yön verip kendinden sonraki yönetmenler için büyük bir ilham kaynağı olmuştur. Bu da bazı yönetmenlerin diğerlerinden çok daha başarılı olmasını sağlıyor. Bu yönetmenler başarılarını almış oldukları birçok ödülle de kanıtlamış durumda.

Biz de sizler için dünyaca ünlü yönetmenler listesi hazırlamaya karar verdik. Listemizde birçok ülkeden çok başarılı olmuş yönetmenler ve onların hem filmleri hem de özel hayatlarıyla ilgili bilgilere ulaşabileceksiniz. Siz de listemize göz atarak henüz keşfetmediğiniz yönetmenleri tanıyarak bu dahi yönetmenlerin filmlerini izleme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Hazırlamış olduğumuz listede İngmar Bergman’dan Stanley Kubrick’e, Mel Brooks’tan Hayao Miyazaki’ye kadar birçok ünlü yönetmen bulunuyor. Siz de başarılı bulduğunuz yönetmenleri yorum kısmından yazabilir, listedeki yönetmenlerle ilgili bilgilerinizi bizimle paylaşarak listemize katkıda bulunabilirsiniz. Dilerseniz vakit kaybetmeden sinemanın dahi yönetmenlerine geçelim…

Dünyaca Ünlü En İyi Yönetmenler:

 

50. Sergei Eisenstein – 1898 / 1948

Aynı zamanda mühendis olan yönetmen bu mesleki bilgilerini sinemaya uyarlayarak filmlerinde yepyeni kurgu, montaj, ışıklandırma gibi teknikler kullanmıştır. Özellikle Potemkin Zırhlısı filmiyle sinemada kendine önemli bir yer edinen Eisenstein, filmlerinde kitlelere hitap eden kahramanlar yaratmıştır.

49. David Cronenberg – 1943 /

Karanlık ve hayal gücünün sınırlarını zorlayan hikayelerle bezeli filmlerle hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Cronenberg, Naked Lunch, filmlerinde gerilim unsurlarına da sıkça yer vermiştir. Özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda çekmiş olduğu filmler yönetmenin tarzını daha iyi yansıtmaktadır. Naked Lunch, The Fly, Scanner, Videodrome filmleri yönetmenin en bilinen filmlerindendir.

48. Terrence Malick – 1943 /

Amerika’da dünyaya gelen yönetmenin yaşamı babasının işinden dolayı çoğunlukla doğayla içiçe geçmiştir. Yönetmenin bu yaşam tarzını filmlerinde de görmek mümkün. Malick çoğunlukla doğa ve ABD’nin güney yaşam tarzını filmlerine yansıtmıştır.

47. Jean Renoir – 1894 / 1979

Ressam Pierre Auguste Renoir’in oğlu olan yönetmen Fransa’da dünyaya gelmiştir. Fransız sinemasını derinden etkileyen Jean Renoir filmlerindeki şiirsel anlatımıyla dikkat çekmiştir. Yönetmen Madame Bovary isimli kitabı da sinemaya uyarlamıştır.

46. Mel Brooks – 1926 /

Oscar, Grammy, Emmy ve Tony ödüllerini alan tek yönetmen unvanına sahip olan Mel Brooks, sinema dünyasına yönetmen, senarist, oyuncu ve yapımcı olarak büyük katkılarda bulunmuştur. Farklı bir espri anlayışına sahip yönetmen bu özelliğiyle birçok kişiyi güldürmeyi başarmıştır. Yönetmen Alfred Hitchock gibi yönetmenlerin filmlerine yaptığı göndermeleriyle de oldukça beğeni toplamıştır.

45. Werner Herzog – 1942 /

1942 yılında dünyaya gelen Alman yönetmen uzun metrajlı filmlerinin yanında belgeselleriyle de tanınır. Yönetmen ilk filmlerinin çekimi için gerekli bütçeyi toparlayabilmek adına bir çelik fabrikasında da çalışmıştır. Yönetmen 1982 yılında “Fitzcarraldo” filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünün sahibi olmuştur.

44. Hayao Miyazaki – 1941 /

Japon anime dünyasının büyük kitlelere ulaşmasındaki en büyük paya sahip olan yönetmen, hem yetişkinlerin hem de çocukların büyük beğenisini toplamıştır. Hayal Gücü’nün sınırlarını zorlayan Hayao Miyazaki Ruhların Kaçışı, Yürüyen Şato, Rüzgarlı Vadi, Gökteki Kale ve daha birçok önemli animasyon filmini sinema dünyasına hediye etmiştir. Miyazaki, animasyon tekniğini kullanan en iyi yönetmenler arasında gösterilmektedir.

43. Robert Altman – 1925 / 2006

Henüz lisedeyken bir kayıt cihazıyla kayıtlar yaparak televizyon dünyasına adım atan Altman, belgesel, eğitim ve reklam filmleriyle kendini geliştirmiştir. Yolu Alfred Hitchock’la kesiştikten sonra yönetmenlik konusunda kendini geliştiren Altman sonrasında birçok uzun metrajlı filme imza atmıştır.

42. Luis Bunuel – 1900 / 1983

Birçok sinema otoritesi tarafından sinemanın en etkili yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen yönetmen, İspanya’da dünyaya gelmiştir. Yönetmenliğinin yanı sıra senarist olarak da birçok filme katkı sağlayan Bunuel, birçok festivalden ödüller almıştır.

41. Buster Keaton – 1895 / 1956

Değişmeyen surat ifadesiyle “Taştan Surat” lakabıyla ünlenen yönetmen henüz üç yaşındayken anne ve babasının rol aldığı oyunlarda gösteri dünyasıyla tanıştı. 25 yaşındayken ilk uzun metrajlı filmini çeken Keaton, 100’den fazla filme imza atmıştır. Alkol sorunuyla da mücadele eden yönetmen, kanserle mücadelesini kaybederek 1966 yılında hayatını kaybetmiştir.

40. Terry Gilliam – 1940 /

1940 yılında Amerika’da dünyaya gelen yönetmen 1968 yılında İngiliz vatandaşlığına geçmiştir. Yönetmen Bruce Willis ve Brad Pitt’in başrollerinde olduğu “12 Monkeys“ filmiyle izleyicisini şaşırtarak büyük beğeni toplamıştır.

39. Howard Hawks – 1896 / 1977

Genç yaşlardan itibaren sinema ile ilgilenen yönetmen 1926 yılında çekmiş olduğu “The Road Glory” isimli filmiyle sinema dünyasına yönetmen olarak adım atmıştır. Birçok filme imza atan yönetmen senaristliğini yaptığı ve Al Pacino’nun da oyunculuğuyla parladığı “Scarface” filmiyle büyük başarı yakalamıştır.

38. Peter Jackson – 1961 /

Düşük bütçeli filmlerle başladığı sinema yolculuğuna Yüzüklerin Efendisi, Hong Kong, Hobbit gibi devasa bütçelerle çekilmiş önemli yapımlarla devam eden Peter Jackson, dünyaca ünlü yönetmenler listemize girmeyi başarıyor. Yönetmen Yüzüklerin Efendisi sayesinde Oscar ödülü alan ilk Yeni Zelandalı yönetmen olarak da kayıtlara geçmiştir.

37. Elia Kazan – 1909 / 2003

Yaşam Boyu Onur Ödülü ve 2 Oscar Ödülü ile ne kadar büyük bir yönetmen olduğunu ispatlayan Elia Kazan Rıhtımlar Üzerinde, İhtiras Tramvayı gibi önemli filmlere imza atmıştır. Yönetmen, Zülfü Livaneli’nin “Sis” filminde de küçük bir rol almıştır. Yönetmen, HUAC soruşturmasında vermiş olduğu ifade nedeniyle ağır eleştirilere maruz kalmıştır.

36. James Cameron – 1954 /

Bilim kurgu merakı çok küçük yaşlardan başlayan James Cameron, Terminatör gibi kült bir filme imza attı. Bunun yanında Aliens, Titanik ve Avatar gibi ödüllü büyük filmler çeken yönetmen, Titanik filmiyle toplam 11 dalda Oscar ödülü almıştır.

35. François Truffaut – 1932 / 1984

 

Yönetmen Fransız Yeni Dalga akımının en önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Düz bir anlatımla izleyicisini yormayan yönetmen filmlerinde romantik unsurları sıkça kullanmıştır. Yönetmen 52 yaşında kanserden hayatını kaybetmiştir.

34. Wes Anderson – 1969 /

Yönettiği filmlerin her ayrıntısıyla özel olarak ilgilenen Wes Anderson bu yönüyle otoritelerin büyük takdirini toplamayı başarmıştır. Filmlerindeki masalsı anlatım sayesinde kendine özgü bir filmografi meydana getiren Anderson bu yönüyle de özel bir takipçi kitlesine sahip olmayı başarmıştır. Yönetmen son olarak “The Grand Budapeste Hotel” filmiyle adından söz ettirmiştir.

33. John Huston – 1906 / 1987

Amerikalı yönetmen Maltese Falcon, The Asphalt Jungle, The Treasue of The Sierra Madre, African Queen gibi filmleriyle tanınmaktadır. Oyuncu çeşitli filmleriyle birçok sinema ödülünün sahibi olmuştur. Yönetmen aynı zamanda Prizzi’s Honor filmi ile En İyi Yönetmen Akademi Ödülü’ne aday gösterilen en yaşlı yönetmen olmuştur.

32. Tim Burton – 1958 /

Filmlerinde sıkça gotik ögelere yer veren Tim Burton, izleyicilerine her filmde masalsı bir dünyanın kapısını arama fırsatı sunuyor. Gotik ve masalsı filmlere çok yakışan Johnny Depp, yönetmenin vazgeçemediği oyunculardan biri olmayı başarmıştır.

31. Brian De Palma – 1940 /

Alfred Hitchock’tan bolca etkilenen yönetmen filmlerinde şiddet, kan, röntgencilik gibi ögelere sık sık yer vermiştir. En başarılı filmleri arasında Scarface, Görevimiz tehlike, Carlito’s Way gibi yapımları gösterilmektedir.

30. Robert Zemeckis – 1952 /

80’li yıllarda çektiği “Geleceğe Dönüş” serisiyle büyük bir kitleye adını duyurmayı başaran yönetmen “Forrest Gump” ile 6 dalda Oscar ödülü alarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Forrest Gump hala çekilmiş en iyi filmler arasında gösterilmektedir.

29. Andrei Tarkovsky – 1932 / 1986

1932 yılında dünyaya gelen Rus yönetmen sinema otoriteleri tarafından en iyi yönetmenler arasında gösterilmektedir. 70’li yıllara damgasını vuran Tarkovsky Solaris, Stalker, Nosthalgia gibi felsefi boyutu ağır basan filmlerle kendine özgü bir sinema dünyası yaratmayı başarmıştır. Bu da Tarkovsky’nin birçok yönetmen adayının kendisini örnek almasını sağlamıştır.

28. David Lean – 1908 / 1991

Kwai Köprüsü, Arabistanlı Lawrence, Doktor Jivago yönetmenin dünyaca tanınmasına başrol oynayan filmlerindendir. Yönetmen Sir David Lean Akademi ödülünün de sahibi olmuştur. Filmlerinde epik film türünü uygulayarak kendine has bir tarz geliştirmiştir. Yönetmen 1991 yılında hayata veda etmiştir.

27. Milos Forman – 1932 /

Çekoslovakya’da dünyaya gelen yönetmen daha sonra ABD vatandaşlığına geçmiştir. Guguk Kuşu, Amadeus gibi çok önemli yapıtlara imza atmıştır. Yönetmen, çok fazla film çekmese de her filmini çok ince bir işçilikle işleyerek her filminde seyircisini kendine hayran bırakmayı başarmıştır.

26. Paul Thomas Anderson – 1970 /

29 yaşındayken yönettiği “Magnolia” filmiyle olumlu eleştirilen alan yönetmen günümüzün en başarılı yönetmenleri arasında gösterilmektedir. Birçok ödülün sahibi olan Anderson’un Kan Dökülecek ve Ateşli Geceler filmleri de seyirciler tarafından çok beğeniler yapımlar arasındadır.

25. Sidney Lumet – 1924 / 2011

Filmlerinde polisiye ve mahkeme konularını ustalıkla işleyen yönetmen “12 Angry Men” isimli filmiyle adını efsaneler arasına yazdırmıştır. Beni Suçlu Bulun, Serpico, Köpeklerin Günü gibi filmlerle ölümsüzleşen yönetmen 2011 yılında hayata veda etti. Sidney Lumet başarılı sanat hayatıyla dünyaca ünlü yönetmenler listemizdeki yerini alıyor.

24. Woody Allen – 1935 /

Müzisyen olmasının da getirdiği duygusallık sayesinde eserlerinde romantizmi ustaca kullanan yönetmen, çoğunlukla kadın – erkek ilişkilerine getirdiği farklı bakış açısıyla sinema dünyasında kendine farklı bir yer edinmiştir.

23. Frank Capra – 1897 / 1991


Özellikle Amerikan insanının hayatına dair kesitlerine yer verdiği filmlerle adından söz ettiren yönetmen, II. Dünya Savaşı sırasında çektiği savaş belgeselleri ve propaganda filmleriyle de Amerikan halkının beğenisini toplayarak birçok ödül almıştır. Frank Capra 1991 yılında ölmüştür.

22. Fritz Lang – 1890 / 1976


Sinema tarihine damga vuran isimlerden biri olan Fritz Lang film çekimlerindeki büyük heyecanı ile sinemaya ne kadar tutkulu olduğunu herkese kanıtlamıştır. Yönetmen “Metropolis” filmiyle de sinema tarihine efsane bir film bırakmıştır.

20. Federico Fellini – 1920 / 1993


8,5 filmiyle hafızalara kazınan Federico Fellini, hayatı boyunca 27 filmin yönetmenliğini yapmıştır. Birçok festivalden sayısız ödül alan yönetmen, 3 kere de Oscar ödülünün sahibi olmuştur. Yönetmen, 1993 yılında doğduğu topraklar olan İtalya’da hayata gözlerini yummuştur.

19. David Lynch – 1946


Anlaşılması zor bir kişisel üslupla çektiği filmlerle adından söz ettiren David Lynch, seyircisini düşünmeye zorlayan filmlerle zihnin sınırlarını hayli zorluyor. 1980 yılında çekmiş olduğu “Elephant Man” filmiyle 8 dalda Oscar’a aday olan yönetmen Lost Highway, Muholland Drive gibi filmleriyle de adından sıkça söz ettirmiştir.

18. John Ford – 1894 / 1973


4 defa en iyi yönetmen ödülünü alan John Ford hafızalarda kovboy filmleriyle yer edinmiştir. Yönetmen Gazap Üzümleri, Çöl Aslanı, Kahraman’ın Sonu gibi önemli işlere imza atmıştır. Orson Welles tarafından en iyi yönetmenlerden biri olarak gösteren yönetmen ardından gelen birçok önemli yönetmen için de ilham kaynağı olmuştur.

17. David Fincher – 1962 /


Yönetmen, Yedi, Dövüş Kulübü, Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi gibi oldukça başarılı filmlerle tanınır. Fincher aynı zamanda birçok tanınmış sanatçının video kliplerine de yönetmenlik yapmıştır. Yönetmenin daha birçok etkileyici filme imza atacak gibi görünüyor.

16. Clint Eastwood – 1930 /


Sinema dünyasının yaşayan efsanelerinden olan Clint Eastwood, başarılı oyunculuk kariyerinin ardından yönetmenlik koltuğunun da hakkını vermeyi başarıyor. Karizmatik sanatçı oyunculuk kariyerinde çoğunlukla western filmlerde boy göstermesine rağmen yönetmenlik tecrübesinde daha farklı konularda filmler çekmiştir. Eastwood, Gran Torino, Sahtekar, Milyonluk Bebek gibi filmlerle en iyi yönetmenler arasına gireceğini bizlere kanıtladı.

15. Billy Wilder – 1906 / 2002


95 yıllık hayatında çekmiş olduğu 27 başarılı filmle Avusturya’nın en başarılı sanatçılarından biri olmayı başaran Wilder, Bazıları Sıcak Sever, Sunset Bulvarı, Garsoniyer, Çifte Tazminat gibi kült olmuş filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunmuştur. Günümüzden yaklaşık bir asır önce çekmiş olduğu birçok filmin şimdi çekilen filmlere ilham kaynağı olduğunu söylememiz gerek.

14. Ridley Scott – 1937 /


Üç kere Oscar’a aday gösterilen İngiliz yönetmen “Sir” unvanına layık görülmüştür. Gladyatör, Blade Runner, Kara Şahin Düştü, Hanniball, Alien, Cennet’in Krallığı, Robin Hood gibi önemli filmlere imza atmıştır. Daha önce reklam yönetmenliği de yapan Scott, bu alanda elde ettiği görüntü konusundaki tecrübelerini filmlerinde de kullanarak etkileyici sahnelerin çekilmesine katkıda bulunmuştur.

13. Christopher Nolan – 1970 /


Christopher Nolan için son dönemlerin en başarılı yönetmenlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. 1998 yılında “Takip” filmiyle başladığı yönetmenlik kariyerinde çıtayı çok yukarıya çekmiş ve birçok büyük ödülün sahibi olmuştur. Çekmiş olduğu Başlangıç, Akıl Defteri, Prestij, Kara Şövalye, Kara Şövalye Yükseliyor gibi filmler bizi Nolan’ın sinema dünyası için ne denli önemli bir karakter olduğunu gösteriyor.

12. Sergio Leone – 1929 / 1989


Western deyince ilk akla gelen yönetmenlerden olan Sergio Leone’nin çekmiş olduğu bir çok film IMDb’de kendine ilk sıralardan yer bulmuştur. Bu bile Leone’nin ne kadar büyük bir yönetmen olduğunu bizlere gösteriyor. Yönetmen İyi, Kötü ve Çirkin, Birkaç Dolar İçin, Bir Zamanlar Amerika’da Bir Avuç Dolar, Bisiklet Hırsızları gibi birçok kült filme imzasını atmıştır. Yönetmen, 1989 yılında Roma’da film hazırlıkları yaparken geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayata gözlerini yummuştur.

11. Charlie Chaplin – 1889 / 1977


Yaratmış olduğu “Charlot” karakteriyle sessiz sinema döneminde başlayan macera dünyaca ünlü yönetmenler arasında gösterilecek kadar büyük bir başarıyla devam etmiştir. Modern Zamanlar, Büyük Diktatör, Şehir Işıkları gibi filmleri günümüzde hala ilk günkü önemini korumaktadır. 1977 yılında Cenevre’de hayatını kaybeden Charlie Chaplin’in naaşı fidyeciler tarafından kaçırıldı ancak fidyeciler kısa süre sonra yakalandı. Yönetmenin kaybolan naaşı 3 ay sonra Cenevre Gölü’nden çıkarıldı.

10. Joel & Ethan Coen – 1954,1975


Adını sinema dünyasında “Coen Biraderler” olarak duyurmayı başaran ikili, Sam Raimi gibi usta bir yönetmenin yardımcılığını yaparak sinema sanatı hakkında büyük bir bilgi birikimi edinme şansını yakalamıştır. Filmlerinde sıklıkla kaçırılma temasını işleyen kardeşlerin etkileyici tarzı ikilinin geniş bir hayran kitlerine ulaşmasını sağlamıştır. Başta Big Lebowski olmak üzere İhtiyarlara Yer Yok, Fargo, Aramızda Casus Var, İz Peşinde gibi filmleri büyük başarı yakalamıştır.

9. Ingmar Bergman – 1918 / 2007


Şu anda hayatta olmayan oyuncu, yaşadığı 2005 yılında Times Dergisi tarafından dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni olarak nitelendirmiştir. Babası bir papaz olan Bergman, filmlerinde papaz simgesini sıklıkla kullanmıştır. Birçok evlilik yapan yönetmen son evliliğini Liv Ullmann ile gerçekleştirmiştir. Yaban Çilekleri, Yedinci Mühür, Persona başta olmak üzere birçok kült filmin yönetmenliğini gerçekleştirmiştir. Yönetmen 1958 yılında “Yaşamın Eşiğinde” filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünün sahibi olmuştur. Usta yönetmen 2007 yılında doğduğu ülke olan İsveç’te hayata veda etmiştir.

8. Orson Welles – 1915 / 1985


Yönetmenin çocukluğuna bakıldığında normal bir çocuktan çok daha farklı olduğu ve çok daha zeki olduğu görülüyor. Bu zeki çocuk 25 yaşına geldiğinde ise sinema tarihine damga vuran “Yurttaş Kane” filmi çekerek o zamandan ne kadar büyük bir yönetmen olacağına dair ipuçlarını vermiştir. Ardından gelen Üçüncü Adam, Bitmeyen Balayı, Dava, Beyaz Balina gibi filmlerle Orson Welles en iyi yönetmenler arasındaki yerini almıştır.

7. Akira Kurosawa – 1910 / 1998


Uzakdoğu’nun sinema dünyasına en büyük armağanlarından biri olan Akira Kurosawa dünya sinemasının de en büyük yönetmenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Japon disiplinini yönetmenin setlerinde de görmek mümkündü. Hayli disiplinli ve özverili bir şekilde çalışan yönetmen Yedi Samuray, Rashomoon, Rani Muhteşem Yedili, Dersu Uzala gibi çok önemli filmlere imza atmıştır.

6. Quentin Tarantino – 1963 /


Bizlere yıllardır izletilen konuları bir de Quentin Tarantino yorumuyla izleyin. Tarantino, kendine has üslubu, oyuncuları kullanma şekli, çekim teknikleri ile 1990’lı yıllardan itibaren Amerikan sinemasına bambaşka bir soluk getirmeyi başardı. Kanlı sahneleri işleyişi, etkileyici diyalogları ile Tarantino filmleri sinema dünyasında kendine çok farklı bir yer bulmayı başardı. Yönetmen Rezervuar Köpekleri’nin yakaladığı başarının ardından birçok etkileyici filmi seyircisiyle buluşturdu. Tarantino son olarak 2015 yılında vizyona giren The Hateful Hate ile hayranlarıyla hasret gidermiştir.

5. Francis Ford Coppola – 1939 /


Nicolas Cage’nin amcası olan ünlü yönetmen dünyaca ünlü yönetmenler arasında ilk sıralarda gösterilmektedir. Birçok başarılı filmde yönetmenlik yapan Coppola’nın en büyük eseri “Baba” serisi olmuştur. Baba seri ile yönetmen oldukça büyük bir kitle tarafından sevilmiş ve sinema otoriteleri tarafından büyük övgüler almıştır.

4. Steven Spielberg – 1946 /


Sinemanın dahi çocuğu olarak nitelendirilen Steven Spielberg 1946 yılında ABD’de dünyaya gelmiştir. Yönetmenin geniş bir yelpazede filmler çektiğini söyleyebiliriz. Filmlerin çoğunluğunda hayal gücünü zorlayan senaryoların birçok görsel ve işitsel efektle zenginleştirilerek izleyiciye seyir zevki yüksek bir film sunduğunu söyleyebiliriz. E.T, Jurassic Park, Indıana Jones gibi filmler yönetmenin bu tarzda çektiği filmlerin başında gelmektedir. Bunun yanında Güneş İmparatorluğu, Schindler’in Listesi gibi toplumsal olayları ele alan filmler de Spielberg’in filmografisinde kendilerine yer bulabilmiştir. 1975 yılında çekilen “Jaws” filmi ise yönetmenin dönemin şartlarından çok ötesini kullanarak müthiş bir gerçekçiliği yakaladığı filmlerindendir.

3. Martin Scorsese – 1942 /


Yönetmen 1942 yılında New York’ta dünyaya gelmiştir. Başarılı çalışmalarından dolayı 1997 yılında Amerikan Film Enstitüsü tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülen Scorsese, 2007 yılında çekmiş olduğu “Köstebek” filmiyle “En İyi Yönetmen” Oscar ödülünün sahibi olmuştur. Yönetmen Kızgın Boğa, Taksi Şoförü, Casino gibi kült filmlerle adını duyurmuştur. Oldukça üretken bir sanat hayatı geçiren Scorsese Leonardo Di Caprio ve Robert De Niro ile birçok film çekmiştir. Yönetmen en son 2011 yılında vizyona giren “Hugo” isimli filmiyle sevenlerinin karşısına çıkmıştır.

2. Alfred Hitchcock – 1899 / 1980


1899 yılında dünyaya gelen yönetmen 70’e yakın filmiyle sinema tarihinin en önemli isimlerinden biri olmayı başaran Alfred Hitchcock filmlerindeki çekim teknikleri ve kurguyla ne kadar farklı bir yönetmen olduğunu kanıtlamıştır. Hitchcock filmlerinde genellikle gerilim ve cinayet konularını işlerken sık sık psikolojik ögelere de başvurmuştur. Bu da filmlerinin seyirciyi daha fazla etkilemesini sağlamıştır. Yönetmen 1980 yılında hayata gözlerini yummuştur.

1. Stanley Kubrick – 1928 / 1999


Stanley Kubrick, fotoğrafçı olmasının da etkisiyle filmlerinde her zaman estetik anlamda kusursuzluğu yakalamak için çabalamıştır. Bu da filmlerinin sanatsal açıdan çok daha görkemli olmasını sağlamıştır. Birçok önemli yönetmen Kubrick’i ilham kaynağı olarak gördüğünü ifade etmiştir. Bu da Kubrick’in sinema dünyası için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Yönetmen, Nicole Kidman ve Tom Cruise’nin başrolde oynadığı Eyes Wide Shut filminin çekimlerinden birkaç gün sonra 7 Mart 1999 yılında hayatını kaybetmiştir. Stanley Kubrick, birçok otorite tarafından en iyi yönetmenler arasında ilk sırada gösterilmektedir.

En İyi İngiliz Yönetmenler

İngiltere, edebiyat ve tiyatro dallarında köklü geçmişe sahip olan ülkelerin başında gelmektedir. Bu sanatsal derinlik ülkenin sinema alanında da oldukça başarılı işler yapmasının önünü açmıştır. İngiltere Carles Chaplin, Alfred Hitchcock, Ken Loach gibi İngiliz yönetmenler sayesinde sinema alanında da Dünya’da otorite kabul edilen bir ülke konumuna gelmiştir. Günümüzde birçok sanat okulunda bu yönetmenlerin uyguladığı teknikler ders olarak yönetmen adaylarına öğretilmektedir. Yetişen İngiliz yönetmenler çektikleri filmler sayesinde ülkede sinemanın da çok ileri bir seviyeye gitmesini sağlamıştır. Ülkenin yetiştirdiği İngiliz yönetmenler, sinema dünyasına kazandırdığı birçok yenilikçi fikir sayesinde sinema sanatının daha iyi noktalara gelmesini sağlamıştır. Biz de sinema dünyasında büyük izler bırakmış İngiliz yönetmenler konusunda bir araştırma gerçekleştirerek sizlerle paylaşmak istedik. Tabi ki birçok önemli yönetmen arasından 21 yönetmeni seçmek oldukça zor oldu. Sizler de yorumlarınızla listemize katkıda bulunabilirsiniz. Dilerseniz vakit kaybetmeden listemize göz atmaya başlayalım.

En İyi İngiliz Yönetmenler

 

21. Ken Russell – 1927/2011


Toplum tarafından kabul görmüş kuralları filmlerinde sıkça sorgulayan Ken Russell, İngiliz sinema dünyasının en önemli yönetmeni arasında gösterilmektedir. Birçok filmin yönetmen koltuğunda oturan Russell, bazı filmlere de oyuncu ve senarist olarak katkıda bulunmuştur. Sinema dünyasının en cesur yönetmenlerinden kabul edilen Russell felç geçirerek hayata veda etmiştir.

20. Shane Meadows – 1972/


Shane Meadows, İngiltere’nin son dönemde yetiştirdiği en önemli yönetmenlerden biri olarak gösterilmektedir. Küçüklüğünde marketlerde çalışan ve küçük bir kasabada yaşayan Meadows, 20 yaşından sonra gittiği Notthingam’da kısa filmler çekerek başladığı sinema serüveninde birçok başarılı işe imza atarak İngiltere’nin en önemli yönetmenlerinden biri olmayı başarmıştır. 2004 yılında çektiği Dead Man’s Shoes filmiyle adından sıkça söz ettiren yönetmenin birçok filminde gerçek yaşamdan kesitler sunduğu söylenmektedir.

19. Mike Leigh – 1943/


Siyasal ve ahlaki konulara filmlerinde sıkça yer veren Mike Leigh, oyuncuların performanslarını ortaya çıkarabilme konusunda en başarılı yönetmenlerden biri olarak gösterilmektedir. Yönetmen Naked, Another Year, Secrets And Lies gibi önemli filmlere imza atmıştır.

18. Thorold Dickinson – 1903/1984


Sinema dünyası tarafından gözden kaçırılan bu başarılı yönetmen önemli filmlere imza atmıştır. 1939 yılında çevirdiği The Arsenal Stadium Mystery, 1949 yılında çektiği The Queen of Spades ve 1940 yılında çevirmiş olduğu Gaslight filmleriyle sinema dünyasında kendine önemli bir yer edinmiştir.

17. Ken Loach – 1936/


İşçi hakları ve özgürlük mücadeleleri anlatan filmleriyle sosyalist bir bakış açısını sinemada kabul ettiren Kenneth Loach, Cannes Film Festivali’nde aldığı 6 ödülle başarısını tescillemiş yönetmenler arasındadır. Filmlerinde işsizlik, açlık, yoksulluk gibi toplumun kanayan yaralarını cesurca anlatan yönetmen, ülkenin yoksul çevresi tarafından çok sevilmiştir.

16. Bill Douglas – 1934/1991


3 saatlik dram filmi Comrades ile tanınan İngiliz yönetmen, Bill Douglas Trilogy isimli üçlemesiyle oldukça etkileyici bir iş çıkarmıştır. Yaşamının son çeyreğinde üretkenliğinin zirvesini yaşayan yönetmen, 1991 yılında hayata veda etmiştir.

15. Lindsay Anderson – 1923/1994


Yönetmen free sinemanın öncülerinden olmuştur. Free sinema akımıyla savaş sonrası İngiltere’sinin sosyal sorunlarını belgesel tadındaki kısa filmlerle anlatmaya çalışan Lindsay Anderson If, O Lucky Man, This Sporting Life gibi önemli filmlere imza atmıştır. Yönetmen aynı zamanda sinema dergilerinde film eleştirmenliği de yapmıştır.

14. Danny Boyle – 1956/


Radcliff’te dünyaya gelen Danny Boyle, son yüzyılın en önemli yönetmenlerinden kabul edilmektedir. Slumdog Millionaire ile kariyerinin zirvesini yaşayan Boyle, Bu filmiyle 8 dalda Oscar ödülü almayı başarmıştır. Uyuşturucu dünyasını bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdiği The Transpoitting filmi, yönetmenin kült filmleri arasına girmiştir. Bunun dışında 127 Saat, 28 Week Later, 28 Days Later gibi önemli filmleri çeken yönetmen hatırı sayılır bir hayran kitlesi tarafından takip edilmektedir.

13. John Schlesinger – 1926/2003


Kuşkusuz en önemli eseri Midnight Cowboy olan Schlesinger, bu filmiyle 1969 yılında Oscar ödülünü kazanmıştır. Filmde Dustin Hoffman Ratso rolünde muhteşem bir iş çıkarmıştır. Hoffman’ın, John Schlesinger’in favori oyuncularından biri olduğunu söylememiz gerek. Bir röportajında Schlesinger, Dustin Hossman’la daha fazla film çekmek istediğini dile getirmiştir. Midnight Cowboy dışında, Darling, Marathon Man, Sunday Bloody Sunday gibi önemli filmleri de yöneten Schlesinger 2003 yılında hayata veda etmiştir.

12. Michael Winterbottom – 1961/


Guantanamo Yolu ile dikkatleri üzerinde çeken yönetmen oldukça ağır politik eleştiriler içeren filmler çekmesiyle birçok kesimin büyük tepkisine neden olmuştur. In This World filmi yönetmene 53. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü getirmiştir. Yönetmen, Welcome To Sarajevo filmiyle Bosna Hersek’te yaşanan savaş günlerini de sinemaseverlerin gündemine getirmiştir.

11. Ridley Scott – 1937/


Çok farklı tarzlarda filmler yapmayı başarabilen usta yönetmen sinema tarihinin unutamayacağı önemli filmlere imza atmıştır. Galdiator, Kingdom of Heaven, Black Hawk Down, Robin Hood gibi filmler birçok sinemasever tarafından favori listesinde bulunan filmler Ridley Scott’un en önemli yapıtlarındandır. 80 yaşında olmasına rağmen sinema aşkıyla hala önemli yapıtlar ortaya çıkaran Scott, İngiliz sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.

10. Stephen Frears – 1941/


My Beautiful Laundrette, High Fidelity gibi sinema tarihinin önemli filmlerine imza atan Frears, 2007 yılında Cannes Film Festivali’nde jüri başkanı olarak görev yapmıştır. İlerleyen yaşına rağmen birçok filmin yapımına katkıda bulunan Stephen Frears, İngilizlerin yetiştirmiş olduğu önemli yönetmenler arasında gösterilmektedir.

9. Alexander Mackendrick – 1912/1993


İlk filmi olan Whisky Galore’yi 1949 yılında çeken yönetmen bu filmin ardından birçok komedi unsuru barındıran filmle sinemaseverlerin karşısına çıkmıştır.

8. Terence Davies – 1945/


Yaptığı işi seven insanların başında gelen Terence Davies, bu özelliği sayesinde İngiltere’nin sevilen yönetmenlerinin başında gelmeyi başarmıştır. Hosue of Mirth, Distant of Voices, Still Lives gibi çok sevilen filmlere imza atmıştır. Sinema dünyasına birçok katkıda bulunan Davies, yönetmen adaylarına da bilgi birikimini de sunmaya gayret etmektedir.

7. John Boorman – 1933/


Kült filmlerin usta yönetmeni olan John Boorman’ın başyapıtı olarak kabul edilen Deliverence, yönetmenin en beğenilen filmlerinden olmayı başarmıştır. Bunun yanında Zardoz, Excalibur, The Emerald Forest, The Tailor of Panama gibi önemli filmlere imza atan Boorman, birçok filminde kendi çocuklarına verdiği rollerle onları da sinema dünyasına çekmeyi başarmıştır.

6. Carol Reed – 1906/1976


The Third Man gibi kült bir filme imza atan yönetmen İngiliz sinemasının en büyük yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1968 yılında çekmiş olduğu Oliver filmiyle en iyi yönetmen Oscar ödülünü kazanan Carol Reed, ışık kullanımıyla birçok başarılı film çekmiştir. Filmlerinde genelde toplumun göz ardı ettiği insanların geri planda kalan hayatlarını anlatmayı tercih eden yönetmen bu davranışıyla bu insanların toplum tarafından fark edilmesinde de önemli bir rol sahibi olmuştur.

5. Nicolas Roeg – 1928/


Film tekniğiyle de önemli bir yerde duran Nicolas Roeg, birçok önemli filme imza atmıştır. The Witches ve The Mwn Who Fell To Earth ile büyük bir seyirci kitlesi kazanan Roeg, görüntü yönetmenliği yaptığı Fahrenheit 451 filmiyle de büyük bir başarıya imza atmıştır.

4. David Lean – 1908/1991


The Bridge On The Kwai, Lawrence of Arabia, Doctor Zivago, Brief Encounter gibi önemli başyapıtlara imza atan David Lean, İngiliz dünyasının önde gelen sinema yönetmenlerinden kabul edilmektedir. Lawrence of Arabia ve The Bridge On The Kwai ile 1957 ve 1962 yıllarında Oscar ödülü alan yönetmen anıtsal çektiği filmlerle otoritelerden büyük beğeni toplamıştır.

3. Michael Powell – 1905/1990


Sinema tarihine ölümsüz eserler sunma başarısını gösteren Michael Powell’in kuşkusuz en önemli eseri olan Peeping Tom gerilim türünün ilk örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Psikolojik gerilim türünde olan filmde bir çocuğun korkularına tanık olmak izleyenleri derinden etkilemektedir.

2. Charlie Chaplin – 1889/1977


Asıl adı Charles Spencer Chaplin olan ünlü İngiliz yönetmen yaratmış olduğu Sharlot karakteriyle birlikte anılmıştır. Chaplin, zamanın çok ötesinde bir yönetmendi. Yaratmış olduğu Sharlo karakteri dışında The Great Dictator, Modern Times, City Lights gibi birçok zamanın ötesinde filmle bir dünya yönetmeni olduğunu kanıtlamıştır. Çekmiş olduğu filmler de yüz yıl sonra bile güncelliğini koruyarak ne kadar başarılı bir yönetmen olduğunu göstermiştir. Birçok kadınla ilişki yaşayan Chaplin, 4 kez evlenmiştir. Chaplin yönetmenliğinin yanında mükemmel bir şekilde başardığı senaryo yazarlığı, oyunculuk gibi alanlarla da adını sinema tarihinin en zirvesine yazmayı başarmıştır. Yönetmenin hayatı ve birçok filmi şu anda sanat okullarında ders olarak okutulmaktadır.

1. Alfred Hitchcock – 1899/1980


II. Elizabeth tarafından ‘sir’ unvanı alan Alfred Hitchcock, 1979 yılında Yaşamsal Başarı Ödülü’nü alarak ne kadar başarılı bir yönetmen olduğunu kanıtlamıştır. Birçok sinema otoritesi tarafından bir sinema dâhisi olarak gösterilen Hitchcock, çekmiş olduğu komedi unsurları barındıran gerilim ve korku türündeki filmleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olmuştur. Psikolojik ögeleri gerilim türündeki filmlerinde oldukça ustaca ve sıra dışı tekniklerle seyircisine aktaran Hitchcock birçok farklı tekniği de sinema dünyasına kazandırmıştır. Vertigo, Rear Window, Rope, Lifeboat, Stranger On A Train, Birds, Psycho gibi çok önemli filmlere imza atan Hitchcock’un İngiltere’nin dünya sinemasına kazandırdığı en önemli kişilerin başında geldiğini söyleyebiliriz.

En İyi İtalyan Yönetmenler

İtalya, bulunduğu konum nedeniyle birçok medeniyetin geçiş güzergâhında yer almıştır. Bu da çok çeşitli ve derin bir kültüre sahip bir ülkenin doğmasını sağlamıştır. Bu topraklarda yetişen İtalyan yönetmenler sinema tarihinde bir çok önemli filme imza atmışlardır. Çekilen filmler her anlamda mükemmel birer sanat eseridir ve gerek konusu gerek çekim teknikleri gerek oyunculuklar olsun her yönden sinema sanatına büyük katkılarda bulunmuştur. Günümüzde İtalyan yönetmenler her sinemasever tarafından ilgiyle ve merakla takip edilmektedir. Günümüzdeki bir çok yönetmen, bu yönetmenlerden çok önemli şeyler öğrenerek günümüzde sinema dünyasına hizmet etmektedir. En iyi İtalyan yönetmenler tarafından çekilmiş filmler muhteşem bir zekânın ürünü olduğu için defalarca izlense bile insanda tekrar izleme isteği uyandırmaktadır. Dilerseniz İtalya topraklarında yetişmiş en iyi yönetmenlerden oluşan listemize hep beraber göz atalım.Listemizi Listverse sitesinden arakladığımızı pardon sadece yönetmen isimlerini aldığımızı belirtmek isteriz..İyi seyirler..

En İyi İtalyan Yönetmenler

 

10. Roberto Benigni – 1952/


En İyi Filmi: Life İs Beautiful – Hayat Güzeldir
Dokumacı bir anne ve marangoz bir babadan dünyaya gelen Roberto Benigni, tiyatroyla ilgilendikten sonra sinema dalında güzel işler çıkarmaya başlamıştır. Ancak dünya çapında üne kavuşması başrolünde de oynadığı “Hayat Güzeldir” filmi ile olmuştur. 3 dalda Oscar ödülü alan filmde Guido isminde bir babayı canlandıran Benigni, savaşın ortasında savaşın acımasızlığını çocuğuna fark ettirmemeye çalıştığı rolde adeta devleşmiştir.

9. Sergio Leone – 1929 / 1989


En İyi Filmi: Once Upon A Time İn The West – Batıda Kan Var
Unutulmaz western filmlerine imza atan Sergio Leone, Robert De Niro’ya başrol verdiği “Bir Zamanlar Amerika’da” filmiyle sinema tarihine ismini altın harflerle yazdırmıştır. İyi, Kötü, Çirkin, Birkaç Dolar İçin, Bir Avuç Dolar gibi kült sayılacak filmleriyle her sinemaseverin hayran olduğu yönetmen 1989 yılında hayata veda etmiştir.

8. Pier Paolo Pasolini – 1922 / 1975


En İyi Filmi: Mamma Roma
Aykırı hikâyeleri aykırı bir şekilde anlatmayı çok iyi başaran yönetmen sinemanın en alt basamaklarından çekirdekten yetişmiş bir yönetmendir. Toplumsal sorunlara ustalıkla sinema karelerinde yer veren yönetmen Mamma Roma filminde de karanlık yaşamını geride bırakıp uzun yıllardan sonra kavuştuğu oğluyla yeni bir hayat kurma mücadelesini seyirciye hüzünlü bir anlatıma aktarıyor. Sevgilisi olduğu iddia edilen biri tarafından öldürülmüştür.

7. Franco Zeffirelli – 1932 /


En İyi Filmi: Romeo And Juliet – Romeo ve Juliet
Romeo ve Juliet, Şampiyon, Hamlet gibi unutulmaz filmlere imza atan Franco Zeffirelli filmlerinde, edebiyat dünyasından oldukça faydalanmıştır. Özellikle en başarılı “Romeo ve Juliet” uyarlamalarından birini sinema dünyasına kazandırarak müthiş bir işe imza atmıştır.

6. Roberto Rossellini – 1906 / 1977


En İyi Filmi: Roma, Citta Aperta – Roma, Açık Şehir
Asıl adı Roberto Gastone Zeffiro Rossellini olan yönetmen İtalyan sinemasının en önemli isimlerinden biri olma başarısını göstermiştir. Yeni gerçekçi akımının öncü isimlerinden olan yönetmen bu akımın etkisiyle çektiği ilk filmi olan “Roma, Açık Şehir” ile 1946 yılında Cannes Film Festivali’nde en iyi film ödülü alan 12 filmden biri olmayı başarmıştır.

5. Luchino Visconti – 1906 / 1976


En İyi Filmi: Death İn Venice – Venedik’te Ölüm
1906 yılında Milano’da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Visconti, sadece sinemayla değil opera ve tiyatroyla da ilgilenmiş çok yönlü bir yönetmendir. Visconti’nin birçok tiyatro oyunu sergilenmiştir. “Venedik’te Ölüm” filmiyle 1971 senesinde özel ödül almıştır.

4. Vittorio De Sica – 1902 / 1974


En İyi Filmi: Ladri Di Biciclette – Bisiklet Hırsızları
Yeni gerçekçilik akımının en iyi örneklerinden “Bisiklet Hırsızları” ile seyircisine adeta hançer saplayan yönetmen, birçok kişinin görmek istemediği şeyleri sinema sayesinde diğer insanlara da gösterebilmek için çabalamıştır.

3. Bernardo Bertolucci – 1940 /


En İyi Filmi: The Last Emperor – Son İmparator
Özellikle “Paris’te Son Tango” isimli Marlon Brando’nun başrolde oynadığı filmiyle tanınan Bernardo Bertulocci, “Son İmparator” isimli filmiyle 8 oscar alarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Filmde Çin’in Son İmparatoru Pi Yu’nun hikayesi oldukça etkileyici bir şekilde ele alınmaktadır.

2. Michelangelo Antonioni – 1912 / 2007


En İyi Filmi: Blow Up – Cinayeti Gördüm
1912 yılında dünyaya gelen yönetmen, birçok başarılı filme imza atmıştır. “Cinayeti Gördüm” filmi unutulmaz yapıtları arasında gösterilmektedir. Yönetmenin bu filmi iki Oscar ödülüne aday gösterilmiştir. Hayatı boyunca sinemadan hiçbir zaman kopmayan Antonioni 1985 yılında felç geçirmesine rağmen sinemaya hizmet etmeye devam etmiştir. Bu fedakârlıkları göz ardı edilmeyen yönetmene 1995 yılında “Özel Akademi Ödülü” verilmiştir.

1. Federico Fellini – 1920 / 1993


En İyi Filmi: 8 ½ – Sekiz Buçuk
Dünya’nın en iyi yönetmenleri arasında gösterilen Federico Fellini sinema tarihine çok önemli eserler hediye etmiştir. Ülkesinde de oldukça sevilen yönetmenin adı bir havalimanına verilmiştir. Hayatı boyunca 27 film yöneten Fellini 7 kere aday gösterildiği Oscar ödülünü 4 defa alma başarısını göstermiştir. Yönetmenin kendisinin de çok beğendiğini itiraf ettiği 8 ½ filmi dünya sinemasının yapı taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Usta yönetmenin birçok filmi defalarca izlense de ilk defa izliyormuşcasına keyif vermektedir.

Coen Kardeşlerin Yönettiği Filmler

“İki Başlı Yönetmen” olarak anılan Ethan Coen ve Joel Coen kardeşler, sinema evreninde tek beyin olarak başarılı yapımlar ortaya çıkarmış önemli yönetmenlerdir. İlk yönetmenlik denemelerine çocukluk çağlarında amatör olarak başlayan Coen kardeşler, önceden çekilmiş olan filmleri, komşu çocuklarını oyuncu olarak oynatarak tekrar çekiyorlardı. Simons Rock kolejine beraber giden iki kardeş, daha sonra üniversite eğitimlerini tamamlamak için birbirlerinden bir süreliğine ayrıldılar. Joel Coen New York Üniversite’ne, Ethan ise Princetown üniversitesine kayıt yaptırdı.

coen-kardesler-filmleri

Üniversiteden mezun olduktan sonra Coen kardeşler film editörlüğü dalında yavaş yavaş uzman hale geldiler. Yönetmenliklerini beraber yapmış oldukları ilk yapım ise 1984 yılında vizyona giren Blood Simple isimli filmdir. Senaryo konusunda Ethan Coen, yönetme konusunda ise Joel Coen ön plana çıkar. Ancak iki kardeşin sinemaya bakış açıları benzer olduğu için birbirlerini tamamlamaları zor olmaz. Zaman zaman iki kardeş birbirlerinden bağımsız olarak çalışabilmektedir. Yönetmenliği değil, yapımcılığı üstlendikleri filmler de bulunmaktadır. Filmlerinde genellikle, basit olaylardan büyük bir karışıklık yaratmayı başarabilen Ethan ve Joel Coen; komedi ve dram üzerine sentez oluşturdukları birçok farklı esere imza atmışlardır.

Coen Kardeşlerin Yönettiği Filmler :

 

15. A Serious Man – Ciddi Bir Adam – 2009 – IMDB: 7.0

ciddi-bir-adam
1960 yıllarında Amerika’sında bir fizik profesörü olarak karşımıza çıkan Larry; rutin, sıradan hayatını devam ettirirken ailesinin ve çevresinin yaratacak olduğu kaosta tek başına kalacaktır. Karısının kendisinden ayrılması, kızının alışveriş takıntısı, oğlunun aykırı hareketleri ve kendisine yöneltilen rüşvetler Larry’i zor bir döneme doğru götürür. Coen kardeşler bu filmlerinde absürd varoluşçuluğu sonuna kadar işlemişlerdir.

14. Burn After Reading – Aramızda Casus Var – 2008 – IMDB: 7.0

aramizda-casus-var
Alkol sorunları yaşayan ajan Cox, CIA’deki görevinden uzaklaştırılmıştır. İntikam arzusu ile tutuşan eski ajan Cox, gizli kalması gereken bilgileri bir cd’ye aktarır ve cd kaybolur. Bu cd başkalarının eline geçer ve intikam isteyen Cox için artık işler daha da kötüleşir. Olaylar içinden çıkılmaz derecede karmaşık hale gelecektir.

13. The Hudsucker Proxy – Bir Şirket Komedisi – 1994 – IMDB: 7.3

bir-sirket-komedisi

Bir şirkete girerek alt kademeden işe başlayan Barnes, zaman içinde şirket içinde dönmekte olan güç oyunlarının merkezine gelecektir. Aslında başkası tarafından kullanılan bir adam olan Barnes, projesini hayata geçirmeye çalışırken kendisini karmaşık bir olaylar zincirinin içinde bulacaktır.

12. Paris je t’aime – Paris, Seni Seviyorum – 2006 – IMDB: 7.3

paris-seni-seviyorum
Paris je t’aime, Coen kardeşlerin de içinde olduğu 22 usta yönetmen tarafından çekilmişti. Her yönetmenin beş dakikalık Paris konulu kısa filmlerinden oluşan yapımda, Coen kardeşler kısa öyküleriyle fark yaratmayı başarmışlardı.

11. Inside Llewyn Davis – Sen Şarkılarını Söyle – 2013 – IMDB: 7.4

sen-sarkilarini-soyle
1960’lı yıllarda Llewyn Davis, zor hayat şartları altında müzik kariyerini ilerletmek isteyen azimli bir müzisyendir. Yapmak istediklerinden ödün vermeyerek yoluna devam etmeyi aklına koyan Davis, müzik piyasasına girmek için çabalamaktadır. Coen kardeşler bu filmi yaparken çıkış noktalarını, gerçek hayattaki ünlü müzisyen Dave van Ronk olarak belirlemiştir.

10. Raising Arizona – 1987 – IMDB: 7.4

raising-arizona
Coen kardeşlerin en iyi komedilerinden biri olarak gösterilen filmde, suçlarından dolayı hapis yatan Hi McDonnough suç işlemekten vazgeçer ve evlenir. Ancak kısır olduğunu öğrendikten sonra tekrar suça yönelecektir. Bu seferki suçu ise bir bebeği çalmak olacaktır.

9. The Man Who Wasn’t There – Orada Olmayan Adam – 2001 – IMDB: 7.6

orada-olmayan-adam
Coen kardeşlerin kara filmlerinden olan yapımda; Kaliforniya’da berberlik yapmakta olan Ed, karısının kendisini aldattığını öğrenir ve bu durumdan yararlanabileceğini düşündüğü bir plan yapar. Planın içinde ise, eşinin sevgilisinden bir miktar para alabilmek vardır. Planı istediği gibi gitmeyince olaylar değişik bir döngü içine girecektir.

8. True Grit – İz Peşinde – 2010 – IMDB: 7.7

iz-pesinde
Charles Portis’in romanından uyarlanan True Grit, Coen kardeşlerin sinema çevreleri tarafından en başarılı bulunan filmleri arasında yer alıyor. İç savaşın bitişi ile beraber Amerika’da; Mattie Ross adındaki bir çocuk, babasını öldüren kişiyi bulmak için intikam öyküsünün peşinden gider. İntikamını almak için paralı bir asker tutan Mattie, kendisini garip ve acı dolu bir hesaplaşmanın içinde bulacaktır.

7. Blood Simple – Kansız – 1984 – IMDB: 7.7

kansiz
Coen kardeşlerin birlikte yönettikleri ilk yapım olan Blood Simple filminde Coenler kara film örneklerinden ilkini oluşturuyor. Teksas’ta bir barı çalıştıran Marty, kendisini aldatan karısını ve onun sevgilisini ortadan kaldırması için bir dedektif tutar. Ancak tuttuğu dedektifin de farklı planları bulunmaktadır. Yapılan planlar beklenildiği gibi gitmeyecektir.

6. Barton Fink – 1991 – IMDB: 7.7

barton-fink
Bir yazar olan Barton Fink, bir senaryo için anlaşma yapmıştır. Yazacak olduğu senaryo için Los Angeles’ta kaldığı otelde ilham aramaktadır. Senaryonun kendi tarzının çok dışında olması nedeniyle büyük bir tıkanma içine giren Barton Fink, kendi varoluşunu oldukça sert bir şekilde bulacaktır. Barton Fink’in basit bir adam olarak gördüğü komşusu, bu sert varoluşun mimarı olacaktır. Coen kardeşlerin diğer filmlerinden üslup olarak ayrılan Barton Fink, zifiri karanlık bir film olarak karşımıza çıkıyor.

5. O Brother, Where Art Thou? – Neredesin Be Birader? – 2000 – IMDB: 7.8

neredesin-be-birader
Amerika’nın en zor dönemi olarak bilinen Büyük Buhran zamanlarında, McGill hapishanede kalan kurnaz bir suçludur. Hapishaneden kaçmayı başaran McGill yanına iki kişiyi daha almıştır. Yakalanmadan önce çaldığı paraları gömdüğü yeri aramaya giden McGill diğer iki kişiyi de peşine takar. Üçlü kaçakların peşinde ise dedektif Cooley olacaktır.

4. Miller’s Crossing – 1990 – IMDB: 7.9

millers-crossing
Gangsterlerin ve mafyaların en güçlü oldukları 1930’lu yıllarda bir gangster olan Leo, başka gangster tarafından bir teklif alır. Öldüreceği kişinin kim olduğu gerçeği onu zor bir karara sürükleyecektir. En güvendiği kişi olan Tom’un sözlerini dinlemeyen Leo için mafyanın karanlık tarafı ortaya çıkacaktır.

3. No Country for Old Men – İhtiyarlara Yer Yok – 2007 – IMDB: 8.1

ihtiyarlara-yer-yok
Coen kardeşlerin en iyi üç filminden biri olarak değer biçilen No Country for Old Men, tam dört oskar ödülü almayı başarmıştır. Filmde, olay yerinde bulunan bir çanta ve bu çantanın getirdiği bela olarak ise karşımıza sosyopat olan takıntılı bir seri katil çıkacaktır. Yaşanılan kovalamaca sonucunda birçok sivil zarar görecek ve dağınık görünen olaylar birbirine bağlanacaktır.

2. Fargo – 1996 – IMDB: 8.1

fargo
Jerry, borç yükünden kurtulabilmek için çeşitli planlar yapmaktadır. Son planı ise eşini kaçırarak, eşinin babasından fidye istemek olacaktır. Bu iş için tuttuğu iki kişi ile planını uygulamaya başlayan Jerry, hiç hesaba katmadığı olaylarla karşılaşacaktır. Coen kardeşlerin adeta bir efsaneye dönüşmesini sağlayan Fargo, günümüzde dizi olarak çekilmektedir. Ethan ve Joel Coen, bu dizide yönetici yapımcı olarak görev almaktadır.

1. The Big Lebowski – Büyük Lebowski – 1998 – IMDB: 8.2

buyuk-lebowski

Coen kardeşler tarafından çekilmiş en iyi film olarak gösterilen The Big Lebowski, kara komedi dalında bir başyapıt olarak bilinmektedir. Jeff Lebowski, oldukça zengin olan biri ile karıştırılır ve feci halde dövülür. Bu durumu bir an önce çözmek isteyen Lebowski, hiç düşünülmemiş olan olaylar silsilesine kapılır ve büyük karmaşa başlar. The Big Lebowski filmi sinema dünyasında o kadar büyük bir üne kavuşmuştur ki, birçok dizi ve film sahnesinde Lebowski göndermeleri yapılmıştır.

Muhteşem Olmayan 10 Yönetmenden 10 Muhteşem Film

Genellikle yetenekli ve ünlü yönetmenlerin en iyi filmleri ve bazen de en kötü filmleri üzerine konuşulur. Ama pek de adı sanı duyulmamış veya artık duyulmayan yönetmenlerin çok seyirci çeken filmleri hakkında fazla yorum yapılmaz. Bu listede pek de başarılı olmayan 10 yönetmenin çok başarılı olmuş 10 filmini tanıtacağız. Bu yönetmenlerin bir diğer ortak özelliği de sinema kariyerleri boyunca listemizde yer alan yer alan filmlerin üzerine çıkacak diğer bir çalışmayı henüz yapmamış olmalarıdır.

Muhteşem Olmayan 10 Yönetmenden 10 Muhteşem Film

 

10. Hideo Nakata – Ring ( Halka) – 2002 – IMDB 7,1

halka
Nakata, Halka’dan önce bir korku filmi yapmıştı. Joyurei isimli film Batıda pek izlenmedi, memleketi Japonyada da ortalama bir başarı kazandı. Halka ise dünya çapında bir başarı kazandı ve devam filmleri, benzer filmleri, yan filmleri, yeniden çevrimleri geldi. Hatta film türleri arasına yeni bir alt-tür ekledi: J-Korku ( Japon Korku Filmi). Halka’dan sonra, her bir Asya korku filmi ve bazı Asya’da çekilmeyen korku filmleri uzun siyah saçları yüzüne düşmüş bir kızı ön plana çıkarır gibiydi. Onları suçlamak mümkün değil. Halka’daki kızın televizyonun içinden bir örümcek gibi sürünerek çıkması korku filmi severleri hala uykusuz bırakıyor. Halka, hakikaten dehşet verici ve rahatsız edici bir filmdi. Dark Water (Karanlık Sular) iyi iş yaptı ama bunun sebebi belki de filmin pazarlanma yöntemiydi. Karanlık Sular, Halka’nın yönetmeninin bir sonraki filmi olarak lanse edildi. Nakata Halka’daki başarısını tekrar hiç yakalayamadı.

9. Jan De Bont – Speed (Hız Tuzağı) – 1994 – IMDB 7,2

hiz-tuzag
Yine harika bir ilk film. Hollywood aksiyon sinemasında bir mihenk taşı. De Bont memleketi Hollanda’da çok yetenekli ve başarılı bir görüntü yönetmeni olarak çalışıyordu. Hollywood’da tanınan diğer bir Hollandalı olan Paul Verhoeven ile de ortak çalışmaları vardı. Zor Ölüm, Kızıl Ekim ve Temel İçgüdü gibi. 1994 yılında yönetmenlik yapmaya karar verdi ve Hız Tuzağını çekti. Hem gişede hem de eleştiriler bakımından büyük bir başarı elde etti. Bunun nedenlerinden biri de senaryo için Joss Whedon ile anlaşmış olması ve diyalogların Whedon (The Avengers- Yenilmezler’in yazar ve yönetmeni) tarafından yazılması idi. Ne yazık ki sonra çektiği Twister ve Speed 2 ye rağmen ilk filmdeki başarıyı yakalayamadı. İkinci Tomb Raider’i 2003 te çekti, bu da ilkinden bile kötüydü. Zaten o da son yönetmenlik çalışması oldu.

8. Russel Mulcahy – Highlander (İskoçyalı) – 1986 – IMDB 7,2

iskocyali
Russel Mulcahy ismini duyan var mı? İlk filmi Razorback’ti. The Real McCoy ise Kim Basinger, Val Kilmer gibi isimlerin yer aldığı ama pek de izlenmeyen bir fimdi. The Shadow (Gölge) Alec Baldwin’in yer aldığı seyretmesi çok zor bir çizgi dizi adaptasyonuydu. Daha yakın geçmişte Resident Evil: Extinction’ı çekti. Ama İskoçyalı dendiğinde akan sular durur. Bir grup ölümsüzün yüz yıllar boyunca birbirlerinin kafalarını uçurmasının hikayesi ilk olarak videoda yayınlandığında çok popüler olmuştu. Christopher Lambert ve Sean Connery ‘nin yanısıra filmin diğer bir güzelliği de Queen tarafından yapılan müziklerdi. Sinematografi ve kamera kullanımı da çok beğenildi.

7. Joel Schumacher – Falling Dawn (Sonun Başlangıcı) – 1993 – IMDB 7,6

sonun-baslangici
Joel Schumacher , Batman dizileri içinde pek de beğenilmeyen Batman ve Robin’i yönetmişti. Geçmişte çektiği St.Elmo Ateşi, Kayıp Çocuklar ve Çizgi Ötesi gibi filmler de var. Ama bunlar 15 yaşındakilerin ilgisini daha çok çekecek filmlerdi. Yönetmenin filmografisinde dikkati çeken film ise 1993 yılındaki Falling Down. Michael Douglas’ın işten çıkarılan ve çok çok kötü bir gün geçiren adam performansı dikkat çekiciydi. Yok olan orta sınıf ve modern kapitalist toplumun üzerine yorum getiren film, ciddi ve dramatik olmasının yanı sıra oldukça da eğlenceli bir yapımdı. Douglas’ın boğazına kadar gelmiş ve artık patlayan adam rolü kadar, Robert Duvall’ın emeklilik aşamasındaki polis performansı da etkileyiciydi. Schumacher’in diğer filmlerinden farklı olarak bu filmi tekrar tekrar seyredip yine de sıkılmamak mümkün.

6. Boaz Yakin – Fresh – 1994 – IMDB 7,7

fresh
Bu ismi ya da filmi bilmiyor olabilirsiniz ancak bilinmesi gerekir ki muhteşem bir yönetmenlik gösterisidir. Bir kenar mahalle çocuğunun, semtteki uyuşturucu satıcılarının kuryeliğini yaparak hayatta kalmaya ve ailesine yardım etmeye çalışmasını konu alır. O zamanlar 14 yaşında olan Sean Nelson ve tecrübeli aktör Samuel L.Jackson rol almaktadır. Filmin prodüktörü Lawrence Bender Reservuar Köpeklerinin de prodüktörüydü. Film zamanında büyük bir başarı kazanmadı ama eleştirmenlerce çok beğenildi ve Sean Nelson bazı ödüller aldı . Bu çıkıştan sonra Boaz Yakin’in iyi bir filmine rastlanmadı. Remember the Titans ticari başarı kazandı ama eleştirmenlerce pek beğenilmedi. Son zamanlarda ismi daha çok yazar olarak duyuluyor.

5. Ivan Reitman – Ghostbusters (Hayalet Avcıları) – 1984 – IMDB 7,8

hayalet-avcilari
Geriye dönüp baktığımızda, Ivan Reitman gibi bir yönetmenin ellerinden Hayalet Avcıları gibi komik ve yaratıcı bir film çıkması neredeyse bir mucize gibi görünüyor. Daha önce Bill Murray’in rol aldığı Stripes’ı çekmiş olabilir ama o filmi de çok öne çıkamamıştı. Reitman’ın filmografisinde yönetmen olarak görev aldığı bir biri ardına çekilen ve pek de komik olmayan komediler yer alıyor. Yönettiği Legal Eagles başrol oyuncusu Robert Redford’un kariyeri açısından hiç de iyi bir karar olmamıştı. Reitman, Arnold Schwarzenegger ile birlikte komedi filmleri çekme fikrini ortaya atan ve Arnold ile Danny DeVito’yu ikiz yapan adamdı. Hatta Robin Williams ve Billy Crystal mesleklerinin zirvesinde iken Father’s Day (Babalar Günü) gibi sıkıcı bulunan bir filmde yer almalarına sebep olmuştu. Six Days Seven Nights ( Altı Gün Yedi Gece) ile de Harrison Ford’un tabutuna son çiviyi çaktığı söylenmektedir. Tabii bu arada Hayalet Avcıları 2 yi de unutmamak lazım. Aslında belki de unutmak lazım çünkü ilk filmin yanına bile yaklaşamamıştı. Orijinal Hayalet Avcıları 80 li yılların klasik komedisi olmayı ve geçen o kadar yıla rağmen hala popüler kültürün bir parçası olarak kalmayı başardı ve Reitman’ın yönetmen olarak bu başarısı Hollywood çevrelerinde gizemini koruyor.

4. John Singleton – Boyz N the Hood (Artık Çocuk Değiller) – 1991 – IMDB 7,8

artik-cocuk-degiller
Singleton bu filmle çıkış yaptı ama sonra tökezledi ve bir daha da ayağa kalkamadı. Artık Çocuk Değiller yeni siyahi sinema akımının bir parçası olarak çete şiddeti ile ilgili ilgili filmler arasında özel bir yere sahipti. Olumlu eleştiriler ve ödüller aldı.Ice Cube’ün de üne kavuşması bu filmle oldu.Başrolde Cuba Gooding Jr vardı. Singleton daha sonra siyahilerle ilgili bazı filmler çekti, akabinde Hızlı ve Öfkeli gibi aksiyon filmleri yönetti. Ama hiç biri Los Angeles çete kültürü ve sonuçları ile ilgili ilk filmi kadar başarılı olamadı.

3. Tony Scott – True Romance (Çılgın Romantik) – 1993 – IMDB 8,0

cilgin-romantik
Zamanında ticari başarı kazanmış Top Gun, Kızıl Ekim gibi filmleri olan Scott için keşke Çılgın Romantik gibi başka filmler de yapsaydı diyoruz. Bu film Tony Scott filmograsi içinde çok ayrı bir yere sahip. Bunun belki de en önemli sebebi senaryonun Quentin Tarantino’ya ait olması. Zaten bir yıl sonra da Tarantino Pulp Fiction’u çekecektir. Çılgın Romantik’teki diyaloglar yüzde yüz Tarantino klasiğidir, zevkli ve alıntı yapmak için çok uygundur. Tabii olağanüstü oyuncular da filmi güzelleştirmekte. Christian Slater ve Patricia Arquette başroldeki sevgililer, Gary Oldman da Rastafaryan kadın satıcısı , Dennis Hopper kızın babası, Christopher Walken kötü mafya babası, Brad Pitt kafası iyi ev arkadaşı adeta bir ünlüler geçidi sunmaktadır. Ama en öne çıkan şey, Tony Scott’ın senaryoya romantik bir peri masalı gibi bir hava katmasıdır. Tarantino yönetseydi bu film böyle olur muydu bilinmez ama sonuç, kendine özgü bir tür, aksiyonla süslü şiddet içeren romantik komedi olarak ortaya çıkmıştır.

2. M.Night Shyamalan – The Sixth Sense (Altıncı His) – 1999 – IMDB 8,1

altinci-his
İlk filmi Altıncı His olan yönetmenin adını o güne kadar kimse duymamıştı. Büyük bir gişe başarısı elde etti, eleştirmenler filme bayıldı, bir çok ödüle aday oldu. Herkes filmi sevmişti. Hatta yeni bir Hitchcock doğuyor şeklinde yorumlar yapıldı. Sonra çektiği Unbreakable (Ölümsüz), Signs (İşaretler) ve The Village (Köy) farklı görüşlere sebep oldu. Köy gösterime çıktığında artık herkes Shyamalan’ın Hitchcock olmadığı kararına varmıştı. Ama işler daha da kötüye gitti ve The Lady in the Water (Sudaki Kız) vizyona girdi. Bu film hakkında eleştiri bile yapılmıyordu çünkü kimse bu filmi konuşmuyordu bile. The Visit (Ziyaret) de ilk filmin başarısını yakalayamadı.

1. Bryan Singer – The Usual Suspects (Olağan Şüpheliler) – 1995 – IMDB 8,6

olagan-supheliler
Şimdiye kadar yapılmış en muhteşem filmlerden biri , Olağan Şüpheliler, Bryan Singer tarafından yönetildi. Ama daha sonra Singer’in kariyeri süper kahraman filmlerinde öteye ilerlemedi. Eğer Olağan Şüphelileri hiç yapmamış olsaydı o kadar da dikkat çekmezdi. Çünkü X-Men gibi Süper Kahraman filmleri kendi türünde başarılı bulunmakta ve Valkyrie de Tom Cruise’in yer aldığı en kötü film sayılmaz. Geriye bir tek Apt Pupil (Ölümcül Sır) kalıyor. Bu filmi Olağan Şüphelilerden sonra çekti ve izleyen filmlerine göre daha iyi olmakla birlikte kendi başına çok da iyi bulunmamıştı. Ama Singer en azından Olağan Şüphelileri çekti. Olağanüstü senaryosunu ve harika oyunculukları kim unutabilir? Bu film Kevin Spacey ve Benicio Del Toro’ya bir çok kişinin hayranlık duymasına sebep olmuştu. Gabriel Byrne, Kevin Pollak ve Chazz Palminteri’nin performansları dikkat çekiciydi. Çok iyi çekilmiş, iyi düzeltilmiş, iyi yazılmış, iyi oynanmış bir filmdi. Singer için Olağan Şüphelilerden sonra herkes büyük bir yeteneğin geldiğini düşünmüştü. Ama yönetmen, kariyerinin bu ilk günlerindeki başarıya henüz ulaşamadı. Olağan Şüpheliler ise kendi türünde favoriler arasında en üstlerdeki yerini korumakta.

Kurt Yönetmen Martin Scorsese’den Ses Getiren 10 Film

Tam bir üstad… Onu anlatmak için bu kadarı yeter. Scorsese filmleri tüm dünyada büyük ses getirir ve ödülleri de toplar. Usta yönetmen Martin Scorsese, İtalyan-American bir ailedendir. Bu da tabi ki filmlerine yansımıştır. Amerika’da bulunan yeni dalga akımının önemli isimlerinden biridir. Geçmişte sık sık Robert De Niro ile çalışan yönetmen, şimdilerde filmlerinde yeni gözdesi Leonardo Di Caprio’ya yer vermektedir.

Martin Scorsese Filmleri

 

10. Shutter Island – Zindan Adası – 2010 – IMDb: 8.1

Shutter Island
Bu film Martin Scorsese’nin olgunluk çağındaki yapımlarındandır. Teddy Daniels ve Chuck Aule polislerdir ve Rachel Solando isimli bir akıl hastasının kaybolması üzerine akıl hastalarının tedavi olduğu Shutter Adası adlı bölgeye giderler. Bölgede bir isyan vardır ve işler artık çığrından çıkmıştır. Film, Dennis Lehane’nin romanından sinemaya uyarlanmıştır. Filmin başrolünde Scorsese’nin birçok filminde yer verdiği Leonardo Di Caprio oynamaktadır. Aksiyon severler için kaçırılmaması gereken bir film.

9. The Last Waltz – Son Vals – 1978 – IMDb: 8.2

The Last Waltz
The Band,1970’li yıllarda çok ünlü bir rock grubuydu. San Fransisco’da ki son konserlerini Martin Scorsese’nin objektifinden yansıtan bu yapımda, konserde verilen aralarda grup üyeleri kendileriyle ve grubun gelişimiyle alakalı bilgiler vermektedir. Bu nedenle yapım belgesel tadında olmaktadır. Son konserlerinde The Band grubuna, beraber albüm de yaptıkları Bob Dylan eşlik etmiştir.

8. Casino – Kumarhane – 1995 – IMDb: 8.2

Casino
Ace Rothstein, Las Vegas’ta kumarhane yönetmekte olan bir işletmecidir. Ace yıllardır işini düzgünce yaparak güvenilirliğini korur ve diğer kumarhane sahipleri ile arasını iyi tutmaya özen gösterir. Ta ki yakın arkadaşı Nicky ona yardımcı olmaya başlayana kadar. Bu açgözlü, eğlence düşkünü arkadaş yüzünden iş hayatı tepetaklak olma yoluna giderken, aşık olunca işler iyice yoldan çıkar.

7. George Harrison: Fani Dünyaya Karşı – 2011 – IMDb: 8.2

George Harrison
Bu belgesel filmde dünyanın en popüler gruplarından biri olan The Beatles’ın üç numaralı üyesinin hayatı anlatılmaktadır. Yani bir müzik dehasının hayatı anlatılıyor bu yapımda. George mükemmeliyetçidir ve döneminin en önemli ikonlarından biridir ayrıca. Filmin yapım fikri ise George’un eşi Olivia Harrison’dan çıkmıştır.

6. The Wolf of the Wall Street – Para Avcısı – 2013 – IMDb: 8.2

The Wolf of the Wall Street
Jordan Belfort, daha 24 yaşında ve hırslı biridir. Para kazanmak için Wall Street binasında ilk olarak komisyoncu ve daha sonra bir yatırım firmasında Ceo olur. 90’lı yılların en hızlı günleridir ve işlem salonunda her an her şey olabilmektedir. Önemi düşük tahvillerle pek çok yatırımcıyı aldatıp kısa zamanda büyük paralar kazanan Belfort, aynı zamanda bir para harcama makinesine de dönüşmüştür. Hesabı bir gün içinde önce milyon dolarlar ile dolmakta ve gece aynı hızda boşalmaktadır. İş yaşantısının dışında fahişeler, pahalı fanteziler ve tabi ki uyuşturucu hayatının içindedir. Çöküş ise çok yakındır. Başrolde yine Leonardo Di Caprio bulunmaktadır.

5. Taxi Driver – Taksi Şoförü – 1976 – IMDb: 8.3

Taxi Driver
Vietnam Savaşı’nın psikolojik izlerini henüz üzerinden atamamış olan eski bir askerin, geceleri taksi şoförlüğü yaptığı esnada tanık olduğu suç dolu ve tehlikeli sokaklara uyum sağlamayı reddetme öyküsünü anlatan, Martin Scorsese yönetmenliğindeki bu film, De Niro’nun oynadığı Travis Bickle karakteri ile hafızalarımıza kazınmıştır. Taksici Travis, bir silah alarak harekete geçer ve amacı sokaklardaki pisliği temizlemektir. Tam bu sıralarda ise kendisini bir fahişeyi kurtarmaya adarken bulur.

4. Raging Bull – Kızgın Boğa – 1980 – IMDb: 8.3

Raging Bull
Jake La Motta, en iyi olmak için kendisine zarar verecek kadar hırslı bir boksördür. Tabi ki bu agresifliği sadece ringte kalmamaktadır. Özel hayatına da yansımaktadır. Bu yüzden zamanla kariyerini kendi eliyle bitirirken yakın çevresini de yavaş yavaş kaybetmektedir. Keskin sirke küpüne zarardır sözünü en iyi anlatan filmlerden biri olsa gerek.

3. Il Mio Viaggio in Italia – İtalya’ya Yolculuğum – 2001 – IMDb: 8.3

Il Mio Viaggio in Italia
Bu sefer rota İtalya. Rehber ise tabi ki usta yönetmen Scorsese. Bu film usta yönetmenin tam anlamıyla sinema aşkının bir ifadesidir. Filmde İtalyan sinemasının klasik dönemine, De Sica’nın neo-realizmine, Fellini ve Antonioni’nin modern sinema anlayışlarına ve daha nice şeye değinilmektedir. Scorsese adeta bizlere İtalyan sinema tarihinin dopdolu bir özetini sunuyor.

2. The Departed – Köstebek – 2006 – IMDb: 8.5

The Departed
Film, mafya ile polis teşkilatı arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Mafya yıllardır polis teşkilatına sızmak için adam yetiştirmektedir ve en nihayetinde artık bu adamlar teşkilatta iyi pozisyonlara gelebilmişlerdir. Ancak polisin yetiştirdiği adamlar da mafyanın içine sızmışlardır. Artık her şeyin ortaya çıkma zamanı gelmiştir. İki tarafta da köstebekler olduğu ortaya çıktığında, bu köstebeklerin ölümle karşı karşıya gelecekleri bir koşuşturma başlamıştır. Aksiyon ve macera dolu usta işi bu film, 4 dalda Oscar sahibidir.

1. GoodFellas – Sıkı Dostlar – 1990 – IMDb: 8.7

GoodFellas
Filmde, Henry Hill bir gangstertir. Kültleşmiş bu film, Henry’nin Tommy De Vito ve Jimmy Conway adlı iki arkadaşı ile soyguna girişmeleri olayını anlatarak başlar. Bu iki arkadaşın hedefleri daha yukarıda olmak olduğu için soygunda diğer elemanı öldürürler. Bu hamle sayesinde mafya içinde yükselmiş olurlar. Lakin her ne kadar bu olay sayesinde mafyada yükselseler de Henry, bu durumdan kötü etkilenir. Bu konu hakkında bir şeyler yapmayı düşünür.

Yapımcı ve Yönetmen Sam Peckinpah Filmleri

Sam Peckinpah Kimdir Sam Peckinpah Filmleri : Film yapımcısı yönetmen Sam Peckinpah Amerika’nın Kaliforniya eyaletinin Fresno semtinde 1925 yılında dünyaya gelmiş ünlü yapımcı ve yönetmenlerden biridir. Lise öğreniminin ardından Deniz Kuvvetleri’ne iştirak eden Peckinpah Çin’e giderek buradaki görevini bir yıl sürdürmüş ve geri dönmüştür. Çin’de kaldığı süreçte yaşananlardan etkilenen yönetmen bu tarzı filmlerine yansıtarak etkili olmuştur. Döndükten sonra öğrenimine devam eden Peckinpah bir koleje yazılarak eğitimine devam etmiş 1950’li yıllarda Kaliforniya Üniversitesi’nden mezun olarak yüksek lisans diploması sahibi olmuştur. Sam Peckinpah yaşamı boyunca sağlık yönünden ruhsal problemlerle karşılaşmış manik depresyon ve paranoya gibi hastalıklarla mücadele etmiştir. Ünlü yönetmen Meksikalı bir kadınla evlenerek hayatını burada geçirmiştir. Yönetmen Meksika’nın yaşam tarzını çok beğendiğinden bu konuları filmlerine yansıtan bir ekolün öncüsü olmuştur. Hayatının son günlerini hastalıklarla boğuşarak geçiren yönetmen 1984 yılında hayatını kaybetmiştir. Sam Peckinpah sinema sektöründe western türü filmlerde yönetmen ve senarist olarak sinema hayatına başlamış kısa süre içinde Amerikan sinemasının duyulan isimlerinden biri olmuştur.

Sam Peckinpah Kimdir
1972 yılında iki film birden yapan Peckinpah birinci filminde bir rodeo güreşçisinin hayatını çekmiş ancak bu filmde aradığını bulamamış ve hayatında yaşadığı hayal kırıklıklarından biri olmuştur. Hayal kırıklığına rağmen mesleki azminden hiçbir şey kaybetmeksizin ikinci filmi olan “Gateaway”i çekmiş bu filmde Steve Mq Quenn’e rol vermiştir. Film Sam Peckinpah’ın hayatında bir dönüm noktası olmuş sinemalarda gişe hâsılat rekoru kırmıştır. 1973’lü yıllar Sam Peckinpah için zorlu geçen bir devir olmuş ünlü MGM stüdyolarıyla birkaç yapım üzerinde anlaşarak çekimler esnasında şirketle aralarında olan anlaşmazlık ve alkol problemleri nedeniyle birleşince Peckinpah’ın filmleri makaslanmak zorunda kalınarak yayınlanmıştır. Şirketlerin bu tutumu Sam Peckinpah’ı Hollywood’dan uzak kalmasına sebep olunca sektörden soğumuş ve sevdalısı olduğu kameralara veda etmiştir. Hoşnutluk yaratmayan bu durum aynı zamanda Peckinpah’ın kariyerinde son noktayı koymuştur. Sinema tarihinin en deneyimli ve usta yönetmeni Sam Peckinpah’ın projelerinde gerçekleştirdiği her film beyaz perde otoritelerince ‘Sinema Şahaseri’ olarak benimsenerek arşivlerde yer almaktadır.

Sam Peckinpah

Sam Peckinpah Filmleri

Sam Peckinpah’ın sanat kariyerinde unutulmayan filmlerinden bazıları; “Konvoy/Chris Christofferson-Ali McCraw/1978”, “Demir Haç/James Coburn-Maximillian Schell-James Mason- Senta Berger-David Warner/1977”, “Vahşi Sürücü/Steve Mq Quenn-Robert Preston-Ida Lupıno-Barbara Leıgh-Ben Johnson/1972”, “Köpekler/Dustin Hoffman-Peter Vaughan-Susan George-Del Henney-Ken Hutchison/1971”, “Vahşi Belde/William Holden-Ernest Borgnine-Warren Oates-Robert Ryan-Ben Johnson/1969”, “Aşk ve İntikam/Marlon Brando-Karl Malden-Pina Pellicer-Katy Jurado-Ben Johnson/1961”, “Osterman’ın Hafta Sonu/Burt Lancester-DenisHopper-Graig T.Nelson/1983”.

Sam Peckinpah Filmleri Listesi

Sam Peckinpah Filmleri
The Osterman Weekend – Osterman’ın Hafta Sonu – 1983
Konvoy – 1978
Cross of Iron – Zafer Madalyası (Demir Haç) – 1977
The Killer Elite – Seçilmiş Katil – 1975
Bring Me the Head of Alfredo Garcia – Bana Onun Kellesini Getirin – 1974
Pat Garrett ve Billy the Kid – Eski Dost – 1973
Junior Bonner – Vahşi Sürücü – 1972
The Getaway – Sonsuz Kaçış – 1972
Straw Dogs – Köpekler – 1971
The Ballad of Cable Hogue – Çöl Şeytanı – 1970
The Wild Bunch – Vahşi Belde – 1969
The Glory Guys – Zafere Doğru – 1965 – Senaryosunu yazmıştır.Filmin yönetmeni Arnold Laven dir.
Major Dundee – Binbaşı Dundee – 1965
Ride the High Country – İz Peşinde – 1962
The Deadly Companions- Tehlikeli Silahşörler – 1961

James Cameron Filmleri

James Cameron kısaca kimdir ve James Cameron Filmleri isimli yazımız ile birlikteyiz. James Cameron 16 Ağustos 1954 yılında doğmuştur. Başarılı yönetmenlik kariyerinin yanında, senarist ve prodüktördür. Film kariyerine senarist olarak başlayan Cameron, yönetmenlik hayatına ise çektiği 1978 yapımı kısa metraj filmi Xenogenesis ile başlamıştır.

James Cameron
Ünlü yönetmene önemli ödüller getiren ve sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmış, birçok filmi bulunmaktadır. Yönetmenin sinema tarihi için önem taşıyan filmlerinden bazılarına, hep birlikte göz atalım;

James Cameron Filmleri – Önemli Filmleri

 

5. ABYSS – 1989

ABYSS
Kayıp nükleer bir denizaltı ve bulmak üzere görevlendirilen sivil bir sualtı ekibi. Ekip birçok tehlikeye göğüs gerecek ve batmış olan denizaltı’ya ulaştıklarına, burada yalnız olmadıklarının farkına varacaklardır. Çünkü dünya dışı bir varlık onları beklemektedir. Film 1990 yılında ”en iyi görsel efekt” dalında Oscar ödülüne layık görülmüştür. Başarılı yönetme senarist ve prodüktör James Cameron’un, sinema hayatına getirdiği daha birçok film bulunmaktadır. Bunun yanında Aralık 2017 tarihinde vizyona girmesi planlanan, Avatar’ın devam filmi Avatar 2’nin de yazarlığını ve yönetmenliğini yapacaktır.

Filmin IMDb Puanı: 7.6

4. TITANIC – 1997

TITANIC
Başrollerinde Leonardo Di Caprio, Kate Winslet, Billy Zane ve daha bir çok oyuncunun yer aldığı filmde, 15 Nisan 1912 tarihinde ilk seferine çıkan ve buz dağına çarpması sonucu bir facia ile sonuçlanan kaza, en görkemli şekliyle anlatılıyor. James Cameron’un en başarılı yapımı olarak görülen Titanic, 14 dalda Oscar adayı oldu. 11 dalda ise Oscar ödülünün sahibi oldu.
Filmin IMDb Puanı: 7.7

3. AVATAR – 2009

AVATAR
Başrollerinde Zoe Saldana ve Sam Worthington’un yer aldığı film, Pandora adındaki bir gezegeni ele alıyor. Yarı felçli bir adam olan Jake Sully, bu gezegende Na’vi adındaki giderek tükenen bir halkın arasına karışma görevini kabul eder. Böylelikle askeri bir şirketin, gezegendeki kaynakları ele geçirmek adına bilgi toplaması mümkün olacaktır. Bunun için tasarlanan bir program sayesinde, Jake Na’vi haline bürünür ve Pandora’ya geçer. Ancak bu halkın içinde tanışacağı Prenses Neytiri, ona misyonunu unutturacak ve taraf değiştirme düşüncesine kapılmasına neden olacaktır. Yüksek bütçeli film Titanic’in izlenme oranını geçerek, ”dünyanın en fazla izlenen filmi” unvanını kazanmıştır.
Filmin IMDb Puanı: 7.9

 

2. TERMINATOR – 1984

TERMINATOR
Arnold Schwarzenegger, Linda Hamilton ve Michael Biehn’in başrolde yer aldığı film, Terminatör serisinin ilk filmidir. 2029 yılında gezegenleri yöneten akıllı makineler, bir plan yaparlar. Amaçları geçmişi değiştirip, geleceği şekillendirmektir. Planladıkları şey acımasız ve merhametsizdir. Korkusu olmayan ve durdurulamayan bu şey Terminatör’dür. Gelecekte insanlığı kurtaracak olan bir çocuk doğacaktır. Bu çocuk John Connor’dır. Gelecekten geçmişe, bu çocuğu doğuracak Sarrah Connor’ı öldürme görevi için, T-800 model bir robot gönderilir. Bunu engellemek için gelecekten gelen Kyle Reese (John Connor’ın babası) ile Terminatör arasında, büyük bir mücadele başlayacaktır. Film 2008 yılında, ”kültürel, estetik ve tarihi açıdan önemli filmler” arasına alınmıştır. ABD Ulusal Film Arşivi’nde koruma altındadır.
Filmin IMDb Puanı: 8.1

1. ALIENS – 1986

ALIENS
Serinin ikinci filmi olan ”Yaratığın Dönüşü” sinema dünyasının en önemli bilim kurgu, gerilim filmlerinden biridir. Filmde ilk filmden 57 yıl sonrası anlatılmaktadır. Nostromo’da hayatta tek bir kişi kalmıştır. Ellen Ripley yıllar sonra uyanır. Ancak kısa süre içinde yaratık yumurtalarına rastlar ve bu gezegende garip bir şeylerin olduğunu hisseder. Gezegende yaratıklar koloni kurmuşlardır. Ancak şirket yetkilileri Ripley’in bu iddialarına inanmaz. Bunun üzerine Ripley, kendi ekibini kurup, tek başına gezegene döner ve bu işi halletmenin yollarını arar. Film iki Oscar ödülüne layık görülmüştür.
Filmin IMDb Puanı: 8.4