facebook-liste-film

Göçmen Temalı Göç Filmleri

Göç Temalı Göçmen Filmleri

Göç, göçmenlik, mültecilik vb. kavramlarla her daim haşir neşir durumda bir memlekette ve coğrafyada yaşıyoruz. Yanı başımızda -Suriye’de- yine benzer bir insanlık dramı yaşanmaktayken siz değerli listefilm dostlarına, göç ve göçmenlik üzerine, usta yönetmenlerin kamerasından 20 filmlik bir seçki hazırladık. Bir nebze olsun onlarla hemhal olabilirsek ne mutlu bize. İyi seyirler listefilm ahalisi.

Göç Filmleri

20. Eden à l’Ouest – Cennet Batıda – 2009 – IMDb: 6,9

Eden à l'Ouest
Yönetmen: Costa-Gavras
Cennet gerçekten de batıda mıdır? Costa Gavras’dan komediyle harmanlanmış sıcacık bir film. İllegal bir göçmenlik hikayesi… Elias’ın Ege sahillerinde başlayan yolculuk macerası Fransa’ya ulaşmak için yasa dışı bir gemi yolculuğu sırasında sahil güvenliğin gemiye müdahalesi neticesinde sekteye uğrar. Kolluk kuvvetleri ve mülk sahipleri ile sürekli kovalanan Elias, Paris’e ulaşır. Fakat Paris (Batı), kimlerin cenneti, kimlerin cehennemidir?

19. Carla’s Song – Carla’nın Şarkısı – 1996 – IMDb: 6,9

Carla's Song
Yönetmen: Ken Loach
Özgürlük rüyaysa, Nİkaragua kabus olmalı! Carla, Nikaragua’lıdır ve eski bir gerilladır. Yurdunu ve ailesini terk etmek zorunda kaldığından İskoçya’da (Glasgow’da) mülteci olarak yaşamaktadır. İntihar etme eğilimlidir. Carla, otobüsün şoförü George ile burada tanışır. George, Carla’nın gizemine kapılır ve ona aşık olur. Georga, Carla’nın geçmişiyle yüzleşmesi adına onu ikna eder. Birlikte tehlike hattındaki Nikaragua’ya giderler…

18. It’s a Free World – İşte Özgür Dünya – 2007 – IMDb: 7,0

It's a Free World
Yönetmen: Ken Loach
Londra’da yaşayan 30 yaşındaki kadın Angie, babasız çocuk sahibidir. 10 yıla yakın bir süredir işten işe girip kısa dönemler halinde çalışmaktadır. Bu 10 yılın sonunda elinde hiçbir birikimi yoktur, üstüne borçlanmıştır. Ailesi gibi yoksulluk içinde yaşlanmaktan imtina ediyordur. Angie, kendi işini kurmaya karar verir. Esnek işçilik yapan göçmen işçilere iş bulma komisyonculuğu için bir ofis açar. Böylece sömürülen sınıftan sömürgeci sınıfa geçiş yapan Angie ve çevresindeki yaşantılara odaklanırız.

17. L’assedio – Teslimiyet – 1998 – IMDb: 7,0

L'assedio
Yönetmen: Bernardo Bertolucci
Afrika’lı Shandurai, kocasının politik sebeplerden ötürü tutuklanması sebebiyle ülkesinden kaçarak Roma’ya göç etmiştir. Tıp eğitimini sürdürürken geçimini sağlamak için de besteci ve piyanist Mr. Kinky’nin evinde temizlikçilik görevinde çalışmaktadır. Mr. Kinky, Shandurai’ye ilgi duymaya başlar. Shandurai’ye açılır ve onun aşkını kazanmak için ne gerekirse yapacağını dile getirir. Shandurai de kocasını kurtarmasını talep eder müzisyenden. Bu minval üzere Mr. Kinky, genç kadının kocasını kurtarmak adına mal varlığını satmaya başlar. Kendisi adına maddi ve manevi değer taşıyan bu ince davranıştan etkilenen Shandurai, Mr. Kinky ve kocası arasında kalakalır.

16. Bread and Roses – Ekmek ve Güller – 2000 – IMDb: 7,1

Bread and Roses
Yönetmen: Ken Loach
Maya, Meksika sınırından kaçak geçiş yaparak Los Angeles’a varır. İşe alınması için ilk maaşının yarısını mahrum kalmayı kabul eden Maya, böylece insani çalışma standartlarından yoksun bir şirkette temizlik işi bulmuş olur. Kendisi gibi zor koşullarda çalışan bir çok göçmen işçinin bulunduğu bu kurumda sendikanın görevlisi Sam, onlara haklarını anlatır ve örgütlenmeleri için çağrıda bulunur. Maya’nın tutkulu bir dinleyicisi iken örgütlenmesine uğraşan Sam, ondan hoşlanmaya başlar. İşlerini kaybetmekten korkan işçiler, haksız yere işten çıkartmalar ile karşı karşıya kalınca mücadele etmek artık bir zorunluluk halini alır ve greve giderler. Grevdeki işçiler halkın desteğini sağlamak üzere çaba harcarken şirket yönetimi de işçileri bölmek ve onların akıllarını çelmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.

15. Riff-Raff – Ayak Takımı – 1991 – IMDb: 7,1

Riff-Raff
Yönetmen: Ken Loach
Bill Jesse adlı inşaat işçisinin anılarından senaryolaştırılmış bir fillmdir, Riff-Raff (Ayak Takımı). Neoliberalist Teatcher dönemi İngiltere’sinde, Kuzey Londra’dayızdır. İskoçyalı Steive hırsızlıktan hapis yedikten sonra Londra’ya göç eder. İnsani çalışma koşullarından yoksun bir inşaatta çalışmaya başlar, Steive. İşsiz ve amatör bir şarkıcı olan Susan’la tanışır. Ezilen sınıftan iki insanın aşkı arka planda işçiler vesilesiyle anlatılır.

14. Le Silence de Lorna – Lorna’nın Sessizliği – 2008 – IMDb: 7,2

Le Silence de Lorna
Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne
Arnavut göçmen Lorna, Belçika vatandaşlığına geçmek için mafya aracılığıyla bir eroinman keşi ile anlaşmalı evlilik yapar. Bu anlaşmayı organize eden mafyaya karşı borcunu ödeyebilmesi ve maddi kazanç sağlayıp hayalindeki işi kurabilmesi adına ilk evliliğini sona erdirmesi ve Belçika vatandaşlığına geçmek isteyen bir Rus ile yeni bir anlaşmalı evlilik yapması gerekmektedir. Bu merasim Lorna için makul gibi görünse de mafyanın Lorna’nın ilk kocasını öldürerek ortadan kaldırmayı planlaması işleri alt üst edecektir.

13. Katzelmacher – Kerhaneci – 1969 – IMDb: 7,2

Katzelmacher
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder
Rainer Werner Fassbinder’in kitaplaşmış ilk oyunundan uyarlanarak senaryolaştırdığı ve baş roldeki karakter Yorgos’u canlandırdığı siyah beyaz filmidir. Yunanlı göçmen Yorgos, Almanya Bavyera’sında işvereni Elisabeth tarafından ucuz iş gücü olarak işe alınmıştır. Köyün gençleri bu yabancı işçiden hoşlanmazlar, onu kıskanırlar ve hakkında asılsız iddialar öne sürerek onu ötekileştirilmek için ellerinden geleni yaparlar. Yorgo içlerindeki yabancı düşmanlığını açığa çıkarmıştır.

12. Töni – Toni – 1935 – IMDb: 7,4

Töni
Yönetmen: Jean Renoir
İtalyan yeni gerçekçiliğinin ayak sesleri niteliğindeki bu filmde Renoir’i bir başka İtalyan sinema ustası Visconti asiste ediyor. I. Dünya Savaşı sonrası Fransa’ya çalışmaya gelen üç milyon göçmenden birisi olan Toni ve Toni’nin platonik aşkı… Ev sahibesiyle ilişkisi olan Toni, zamanla Josefa’ya gönlünü kaptırır. Duygularını Josefa’ya açmaya karar verdiği sırada para babası Albert’in Josefa’ya zorla sahip olduğunu ve onların evleneceklerini öğrenir. Bu evlilik Toni’yi olduğu kadar Josefa’yı da ev sahibesini de Albert’i de çıkmaza sürükler.

11. Biutiful – 2010 – IMDb: 7,5

Biutiful
Yönetmen: Alejandro G. Iñárritu
2015 ve 2016 yıllarında Oscar ödüllerine damgasını vuran yönetmen Alejandro G. Iñárritu, 2010 yılında çektiği Biutiful’da ise başrollerde yine bir Oscarlı oyuncusu avier Bardem (Uxbal) ile kamerasını mültecilere yöneltiyor. Uxbal karakteri ile Latin Amerika’daki varoş yaşamına, mültecilerin dramına ve yoksulluğun pençesinde kıvranan insanların hayatına ışık tutuyor, Iñárritu.

10. Ladybird Ladybird – Minik Kuş Minik Kuş – 1994 – İMDb: 7,5

Ladybird Ladybird
Yönetmen: Ken Loach
Her biri ayrı bir ırka mensup dört erkekten, dört ayrı çocuğa sahip Liverpoollu Maggie… Maggie’nin Sosyal Hizmetler tarafından uygunsuz bir anne olarak görülmesi ve çocuklarının velayetini ondan alınması sonucu Sosyal Hizmetler’e karşı giriştiği apansız mücadele… Maggie, bu mücadele sırasında Paraguay’lı muhalif Jorge ile tanışıp yeni bir ilişkiye yelken açar. Jorge’den de 2 çocuk sahibi olur. Sosyal Hizmetler’in bu çocuklara da el koymasıyla seyircinin aklında şu soru belirir: Magie mi haklı yoksa Sosyal Hizmetler mi?

9. Stranger Than Paradise – Cennetten de Garip – 1984 – IMDb: 7,6

Stranger Than Paradise
Yönetmen: Jim Jarmusch
Jım Jarmush, bu filmi Win Wanders’ten arta kalan negatiflere ek çok az bir bütçeyle kotarmış ve milyonlarca seyirci çekmeyi başarmıştır. Film, ABD’nin üç şehrinde (New York, Cleveland ve Florida’da) geçen üç bölümden oluşur. Macaristan’dan göç etmiş bir ailenin New York’ta yaşayan ve artık özünü yitirmiş genç kuşak temsilcilerinden Willy, hiçbir amacı gözetmeden monoton hayatını sürdürmektedir. Kuzeni Eva, Budapeşte’den New York’a ziyarete gelir. Willie’nin en yakın arkadaşı Eddie’nin de hayata bakış açısı Willi ile uyuşmaktadır. Hayattan hiçbir beklentisi olmayan bu üç karakter başka bir yerlerde başka bir şeyler bulmak umuduyla seyahate koyulurlar. Önce Cleveland sonrasında ise cennet olarak tabir ettikleri Florida… Sıradan yaşamlarına aynı sıradanlıkta sürüp gider.

8. Μια αιωνιότητα και μια μέρα – Sonsuzluk ve Bir Gün – 1998 – IMDb: 7,8

Sonsuzluk ve Bir Gün
Yönetmen: Theodoros Angelopoulos
Theodoros Angelopoulos’a 1998 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazandıran bir sanat harikası. Alexander, edebiyat çevrelerince saygı duyulan ve sevilen bir şairdir. Aniden yakalandığı ve kurtuluşu olmayan bir hastalığıyla beraber hayatını gözden geçirmeye başlar. Alexander, yeniden hayatı sorgulamak uğruna bir serüvene adım atar. İtalya’da büyüdüğü için anadili olan Yunanca’yı bilmeyen Alexander, doğum yeri olan Zakintos Adası’na yıllar sonra geri dönüş yapmıştır. Geçmişini hatırladıkça kendini yeniler ve öz kimliğini hatırlaması kolaylaşır. Alexander, ölümün döşeğinde yeni bir kimlik kazanmaya başlamaktadır.

7. The Immigrant – Göçmen – 1917 – IMDb: 7,8

The Immigrant
Yönetmen: Charles Chaplin
The Immigrant (Göçmen), Dünya Sineması’nın ilk büyük ustalarından Charles Chaplin’ in yönetmenliğini yaptığı ve başrolünde yer aldığı ABD yapımı siyah beyaz sessiz bir kısa komedi filmidir. Avrupa’dan ABD’ye göç eden bir göçmenin gemiyle yolculuk etmesi üzerine kurulu maceraları konu edinmiştir bu filmiyle Chaplin. 1917’de gösterime giren bu kısa film, doksanlı yılların ortalarında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi’nce kültürel, tarihi ve estetik değerde filmler kategorisine seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza altına alınmıştır.

6. Baran – 2001 – IMDb: 7,9

Baran
Yönetmen: Majid Majidi
Latif, 17 yaşında, İran’daki gariban Azeri göçmenlerden biridir. İnşaatta çaycılık ve ayak işleri yapmaktadır. Diğer göçmen Afganlar gibi inşaatta kaçak çalıştırılmaktadır. Afgan göçmenler, iş güvenliğinden yoksun emek sömürüsü altında ağır işlerde çalıştırılmaktadır bu inşaatta. Afgan amelelerden Najaf inşaattan düşerek sakatlanınca oğlu Rahmat’ı gönderir kendi yerine çalışması için. Rahmat babasının işini bedenen yapamayınca Latif’in işi verilir ona. Latif, duruma bozulup Rahmat’a kötü davransa da onun sırrını öğrenince başkalaşır.

5. La Promesse – Söz – 1996 -IMDb: 7,9

La Promesse
Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne
Ülkeye kaçak sokulan göçmenleri karın tokluğuna inşaatta çalıştıran Roger, şiddet, hırsızlık vb bir çok kötü huya sahiptir. Roger’in bu kötü huylarını aşılamaya çalıştığı 15 yaşında İgor adında bir oğlu vardır. İgor, inşaatta işçilerden birinin iskeleden düşüp ölümüne tanıklık edince adamın ailesine göz kulak olacağına dair adama söz vermiş bulunur. Igor’un hayatı bu sorumlulukla alt üst olu

4. Dancer in the Dark – Karanlıkta Dans – 2000 – IMDb: 8,0

Dancer in the Dark
Yönetmen: Lars von Trier
Çek mülteci Selma Jezkova, 10 yaşındaki oğluyla beraber izbe bir karavanda hayatlarını idame etmeye çabalayan emekçi bir kadındır. Görme yetisini kaybetmek üzeredir ve bu kalıtsal hastalık oğlunu da tehdit edeceğinden onu ameliyat ettirmek üzere para biriktirmektedir.Selma’nın görme bozukluğunu bilen bir tanışı bütün onun bütün parasını çalar. Durumu idrak eden Selma, parayı çalan kişiden intikam almaya kalkışınca işler içinden çıkılmaz bir hale bürünür.

3. Dogville – Dogville 2003 – IMDb: 8,1

Dogville
Yönetmen: Lars von Trier
Dogville Kasaba’sının hazin öyküsü… Amerika… 1930’lar… Grace adlı kadın peşindeki mafyoz tiplerden kaçarak Dogville Kasabası’na sığınır. Kasabalı, kadını kısa zamanda bağrına basar ve onun için üzüntüye kapılır. Lakin Grace’nin köyde geçirdiği güzel günler uzun sürmez. Grace’nin varlığı kendileri için gerçek bir tehdit unsuru haline gelince köy halkı bu tehlike karşısında değişim gösterir.

2. Angst essen Seele Auf – Ali: Korku Ruhu Kemirir – 1974 – IMDb: 8,1

Angst essen Seele Auf
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder
Ali, Fas göçmenidir ve Almanya’da işçidir. Burada, 60 yaşının üzerinde -kendisinde yaklaşık 20 yaş büyük- Emmi isimli bir kadınla yakınlaşır. Ali ile Emmi evlenince göçmenlerin bu tip evliliklerine kötü gözle bakan Bavyera Almanları büyük bir tepki gösterir. Emmi, kendi çocukları ve çevresi karşısında da dışlanır. Toplum içinde yalnızlığa mahkum hale gelmişlerdir…

1. Casablanca – Kazablanka – 1942 – IMDb: 8,6

Casablanca
Yönetmen: Michael Curtiz
Dünya Sinema Tarihi’nin en kült filmlerinde biri de Casablanca’dır. Casablanca filminin Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman gibi efsane oyuncaları bünyesinde barındırması da cabasıdır. 2. Dünya Savaşı sırasında Fas’ın Cazablanca kenti, Hitler’den kaçanların sözde bağımsız ve güvenilir bir geçiş ve kaçış bölgesidir. Rick Blaine, şehrin en revaçta, güvenilir kişisidir ve en işlek bar tarzı işletme de ona aittir. Günlerden bir gün eski aşkı Llsa, direniş lideri kocası Victor Laszlo ile birlikte kaçmak için Casablanca’ya gelir. Rick, Llsa ve Victor’un kurtuluşunun neredeyse tek reçetesidir.

Dünya Sinemasından Göç ve Göçmen Konulu Filmlere YORUM yapabileceğiniz gibi EMOJİ ile de tepki verebilirsiniz.

Yorum Yap

Yorum Yapıldı...Yapmak Çok Kolay

Bir Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close